Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/16390 E. 2013/12885 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16390
KARAR NO : 2013/12885
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

İİK’nun 36. maddesinde; ”İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda ilama dayalı olarak başlatılan takipte, icra emri tebliği ve haciz işleminden sonra borçlu vekili, ilamı temyiz ettiğine dair mahkemesinden aldığı derkenarla icra dairesine başvurarak, takip konusu alacak miktarınca teminat yatırıp, Yargıtay’dan tehiri icra kararı alarak dosyaya sunmak üzere mehil talebinde bulunmuş, İcra Dairesince 13.02.2013 tarihli belge ile kırkbeş günlük mehil verilmiştir. Aynı tarihte alacaklı vekili takibin kesinleştiği ve haczin yapıldığı, bu aşamada mehil verilemeyeceği ve takibin durdurulamayacağından, anılan kararın kaldırılarak takibe devam edilmesi talebinde bulunmuş, istemi reddedilmiştir. Alacaklı vekilince ret kararının iptali için İcra Mahkemesine başvurulmuş, Mahkemece, takip kesinleştikten ve haciz işlemleri yapıldıktan sonra tehiri icra kararı sunmak için mehil talebinde bulunmanın mümkün olmadığı gerekçesiyle, takibin durdurulmasına dair işlemin iptaline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemede, borçlunun icra dosyasına tehiri icra kararı sunması amacıyla başvurarak mehil talebinde bulunması yönünde herhangi bir süre sınırlandırılmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Mahkemece borçlunun takibin kesinleşmesi ve hacizlerin takbikinden sonra tehiri icra kararı sunmak için mehil talebinde bulunmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı nazara alınarak, şikayetin reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle kabulü ile icra dairesi işleminin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.09. 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.