YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17541
KARAR NO : 2014/15744
KARAR TARİHİ : 11.09.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi
Ortay Bayrak ile … aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi davasının reddine dair Aile Mahkemesi’nden verilen 19.03.2013 gün ve 624/287 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 167 ada 3 ve 11 parsel sayılı dükkanların 2000 yılından 2003 yılına kadar vekiledeni tarafından ve bu tarihten sonra ise davalı ile birlikte bar olarak işletildiğini, mülkiyeti Hazine’ye ait bulunan dükkanların ihale ile satımına karar verilmesi üzerine, vekiledenin muvafakatıyla davalının ihaleye girdiğini, ihale bedelinin annesi bankada çalıştığından davalı adına kullanılan kredi ile karşılandığını, kredi taksitlerinin birlikte işletilen bardan elde edilen gelirle ödendiğini, 2003 yılından itibaren birlikte yaşayan ve 2007 yılında resmi nikah yapan tarafların 2010 yılında anlaşmalı olarak boşandığını, boşanmanın gerçekleşmesinden sonra işyerinin bir süre daha birlikte işletildiğini; ancak, davalının uzaklaştırmasıyla vekiledenin elde edilen kârdan mahrum kaldığını açıklayarak, dükkanların ve işletme için zorunlu olan eşya, tesis ve teçhizatların alımına yönelik katkısı, dükkanların alımından sonra kazandığı değer ile uzaklaştırma nedeniyle mahrum kalınan kâr olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 100.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının her iki taşınmazı alt kiracı sıfatıyla bar olarak işletmekte iken uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle sorumluluğu davalıya bıraktığını, 2001 yılı ile 2003 yılları arasında barın davalı tarafından işletildiğini, bu süre içinde tedarikçilere olan borçların ödenmeye çalışıldığını, Hazine’nin 2003 yılında üzerinde bar kurulu bulunan her iki taşınmazı satım kararı alması üzerine, davalının kendisi, annesi ve kardeşi adına bankadan çekilen kredilerle dükkanları satın aldığını, ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, anlaşmalı boşanma protokolüne göre davacının tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma protokolü ve davacının boşanma davasındaki mahkeme içi ikrarı boşanmanın ferileri yanında mal rejiminin tasfiyesini de
içerdiğinden davanın reddine ve davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmiştir. Hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, bar niteliğindeki dava konusu dükkanların taraflar arasındaki evlilik tarihinden önce davalı tarafından satın alınmış olmasına mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün esasa ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davalı vekilinin hükmün avukatlık ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı 24.05.2011 tarihli dilekçesi ile taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesiyle mahkemece yapılacak inceleme sonucunda belirlenecek meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ve harca esas değerin 100.000 TL olduğunu bildirerek dava dilekçesini bu meblağ üzerinden harçlandırmıştır. Bu halde, dava değerinin 100.000 TL olduğunun kabulü ile davanın tamamen reddine karar verildiğinden, yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi birinci bölümü gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdiri doğru değildir.
Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile hükmün davalı lehine hükmedilen avukatlık ücretine ilişkin bölümünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 11.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.