Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/18688 E. 2014/14136 K. 04.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18688
KARAR NO : 2014/14136
KARAR TARİHİ : 04.07.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi şirket vekili, vekil edeninin borçlu şirket ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak 19.03.2012 tarihinde haczedilen mallar üzerindeki haczin kaldırılmasını ve haczedilen malların dava sonuçlanıncaya kadar yediemin sıfatıyla vekil edeni şirket temsilcisine teslim edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunarak, %15’den az olmamak üzere %40 oranına kadar tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; haciz sırasında borçlu şirket temsilcisinin haciz mahallinde hazır bulunduğu, borçlu ve davacı şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, borçlu şirket temsilcisinin sigortalı olarak davacı üçüncü kişi şirkette çalışmaya devam ettiği, davacı vekilinin borçlu şirketin ortaklarının ve çalışanlarının iş ile ilgili bilgisi, tecrübesi ve müşteri portföyünün bulunduğu ve bunlardan yararlanmak için yeni bir yapılanma içerisinde bulunan vekil edeni şirketin borçlu şirketin ortaklarına ve işçilerine kendi şirketlerinde çalışmak için iş teklifinde bulunduğunu, bu kapsamda borçlu şirketin telefonlarının davacı şirkete devredildiğini açıkladığını, bu kapsamda borçlu şirketin borçlarından kurtulmak ve alacaklılardan mal kaçırmak için muvazalı işler yaptığı gerekçesiyle davanın reddine; İİK’nın 97/13. maddesi gereğince dava nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği için 183.600,00 TL’nin %20’si oranında hesaplanacak olan tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine;
Davacı vekilinin, hükmün tazminat bölümüne ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece 23.03.2012 tarihli tensip zaptının 8 numaralı ara kararı uyarınca; “…Mahcuz malların değeri kadar nakit ve banka teminat mektubu teminat olarak sunulduğu takibin mahcuz mallar yönünden durdurulmasına, mahcuz mallar üzerindeki haciz baki kalmak ve istenildiğinde aynen iade edilmek kaydıyla mahcuz malların davacı şirket yetkilisine yediemin olarak teslimine,” karar verilmiş, davacı vekilince teminatın yatırılması üzerine bu mallar yönünden tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
2004 … İİK’nun 97/13. maddesinde: “(Değişik fıkra: 09.11.1988 – 3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın (Değişik ibare: 02/07/2012–6352 S.K./19.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu madde kapsamında; alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin ya da satışın ertelenmesi kararının bulunması ve bu kararın infaz edilmesi gerekir. Ancak, bu madde kapsamında Mahkemece takibin/satışın durdurulma kararı verilebilmesi için, üçüncü kişi tarafından takibin/satışın tedbiren durdurulması için talepte bulunulmuş olması gerekir.
Bu kapsamda somut olaya gelince; davacı üçüncü kişi vekilince takibin/satışın tedbiren durdurulması yönünde istekte bulunulmamış; sadece, haczedilen malların dava sonuçlanıncaya kadar yediemin sıfatıyla vekil edeni şirket temsilcisine teslim edilmesi istenilmiştir. Mahkemece, talep olmadan takibin/satışın tedbiren durdurulmasına karar verilmesi İİK’nın 97/13. madde kapsamında tazminat yükümlülüğünün doğması bakımından tarafların lehine veya aleyhine hukuki sonuç doğurmaz.
Bu kapsamda; İİK’nın 97/13. madde gereğince tazminat koşulları oluşmadığından, davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Ne var ki, HUMK. nun 438/7. maddesi (HMK. m.370/2) uyarınca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm fıkrasında ” … İİK 97/13 maddesi gereğince dava nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği için 183.600,00 TL’nin %20’si oranında hesaplanacak olan tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,…” ibarelerinin çıkarılmasına, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüne, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.