YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19045
KARAR NO : 2014/16367
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve … ile … ve müşterekleri aralarındaki Tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.06.2013 gün ve 82/53 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ortak muristen intikal eden 409, 649, 213, 217, 261, 334, 337, 613, 645, 1003, 672, 678, 689, 859, 872, 958 ve 631 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar …, … ve …’e ait payların taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca babadan kalan 10’ar adet koyun karşılığında davacılara bırakıldığını açıklayarak, davalılar üzerindeki kaydın iptaliyle davacılar adına eşit olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, sözleşmenin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin net olmadığını, davalılardan ….’nin okuma yazmasının olmadığını ve bütün mirasçıların katılımı bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazlar 15.12.1972 tarihinde kadastro çalışmaları sonucunda ortak muris Abdülazim Turan adına tapuya tescil edilmiş olup halen 27.05.1976 tarihinde vefat eden muris adına kayıtlıdır. Taraflar arasında 18.06.1976 tarihinde düzenlenen anlaşma senedi başlıklı sözleşme ….’ün terekeden aldıkları 20’şer koyun karşılığında taşınmazlar ve diğer hayvanlardaki haklarından vazgeçmelerine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun 33. maddesi (Mülga 1086 sayılı HUMK’nun 76. maddesi) uyarınca olayları bildirmek taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ve uygulanması gerekli kanun hükmünü de saptayıp, çekişmeyi gidermek hakime aittir.
Dava dilekçesinin içeriği ve sözleşmenin kapsamına göre; anlaşma senedi başlıklı 18.06.1976 tarihli sözleşme TMK’nun 676. maddesinde düzenlenen miras payının devri niteliğinde bulunmayıp aynı yasanın 677. maddesi kapsamında terekenin taksimine ilişkin
bulunmaktadır. TMK nun 677. maddesine göre miras taksim sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların bizzat veya yetkili vekilleri tarafından taksim sözleşmesini imzalamaları ile mümkündür. Somut olayda 18.06.1976 tarihinde vefat eden ortak murise ait veraset belgesi ve nüfus kaydının incelenmesinde davacıların dayandığı sözleşmenin düzenlendiği tarihte hayatta bulunan tarafların annesi ….’nin sözleşmeye taraf olmadığı saptanmıştır. Hal böyle iken geçersiz sözleşmeye dayalı olarak hak iddia etmek mümkün olmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken hukuki yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 3.713,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.