YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1929
KARAR NO : 2014/667
KARAR TARİHİ : 20.01.2014
MAHKEMESİ : Torul Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2010
NUMARASI : 2010/145-2010/235
H.. Ç.. ile Hazine aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Torul Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.12.2010 gün ve 145/235 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, paydaşı olduğu çekişmesiz 220 ada 14 parsel sayılı taşınmazın adlarına tespit gördüğünü, ancak kendilerine ait taşınmazın bir kısmının yol olarak sınırlandırıldığını açıklayarak askı süresi içerisinde taşınmazın sınırında bulunan ve yol olarak bırakılan yer için ”adımıza tescil” istekli olarak Torul Kadastro Mahkemesi’nde dava açmış, Kadastro Mahkemesi taşınmazın paftasında yol olarak sınırlandırıldığını, davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne ait olduğunu gerekçe göstermek suretiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Görevsizlik kararı üzerine davaya bakan Torul Sulh Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne, 220 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere kural olarak; tapu iptali ve tescil davaları kayıt malikine, kayıt maliki ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Somut olayda davacının kadastro yoluyla 1/3 paydaşı olduğu nizasız 220 ada 14 parselin diğer paydaşlarına karşı açılmış herhangi bir davası yoktur.
Ayrıca eldeki davada kadastro sırasında yolda bırakıldığı iddia edilen kısım için TMK’nın 713/1 maddesine dayalı tescil davası söz konusudur. Böyle bir davada Hazine yasal hasımdır, yine aynı kanunun 713/3 maddesi gereğince köy tüzel kişiliğine de husumet yöneltilmelidir. Somut olayda husumet sadece Hazine’ye yöneltilmiştir. Kaldı ki tescil davası olumlu sonuçlandığı takdirde davacının payı oranında tescil kararı vermek gerekir.
Öte yandan HUMK’un 74-76. maddeleri ve HMK’nın 26. maddesi uyarınca Hakim taleple bağlı olup talepten fazlasına hüküm veremez. Davacı, adlarına tespit gören 220 ada 14 parselin bitişiğindeki yol olarak sınırlandırılan kısmın adlarına tescilini istemiş, Mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi talebe konu olmayan ve davacının da paydaşı olduğu 220 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. Yine sicil oluşturmak kamu düzenine ilişkindir. Tüm bu nedenlerle temyiz edenin sıfatı dikkate alınmaksızın, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.