YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23060
KARAR NO : 2014/18131
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti
… ile … aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Malkara Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.05.2013 gün ve 363/207 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, hakkında Malkara Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/33 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açılan dava konusu 33 ada 120 parsel sayılı taşınmazda bulunan zemin üstü 1. katın müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek muhdesatın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığından bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 33 ada 120 parsel nolu taşınmazdaki zemin üzerinde bulunan 1. katın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, karar süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, dava konusu zemin üstü birinci kat bina niteliğindeki muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyetin tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın yenilenmesini gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “…mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, tapu kütüğünün şerhler hanesinde tesciline” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “… davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK 297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 684,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.