YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23100
KARAR NO : 2014/17193
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 18.09.2013 gün ve 283/423 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 483 ve 484 parsel sayılı taşınmazların 2/12 payının tapuda… isimli kişi adına kayıtlı olduğunu, …’nin her iki taşınmazdaki payının da 35-40 yıldan beri davacının zilyetliğinde olduğunu, köyde… isimli bir kişinin bulunmadığını, böyle bir kişinin tanınmadığını, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak… adına kayıtlı her iki taşınmazdaki 2/12 payın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı … vekili, kadastro öncesi nedenler yönünden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kadastro sonrası nedenler yönünden ise TMK’nın 713/2 maddesindeki kazanma koşullarının davacı lehine oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapulu taşınmazların haricen satışının geçersiz olduğu, davacının dayandığı senette satış bedelinin yazılmadığı, bu nedenle de bedele ilişkin davanın ispatlanamadığı, yine dava konusu binanın davacı tarafından yapılmadığı, davacının sadece taşeron olarak binayı başkası için yaptırdığı, masrafların başkası tarafından karşılandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından kullanılan 5.280 m2’lik kısmın 484 nolu parsel içerisinde kaldığı, kanunen ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından dilekçesinde belirtilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar davacının kullandığı yer ve pay gözetilerek ifrazın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; esasen davacının TMK’nın 713/2 maddesinde yer alan maliki tapu kütüğünde kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak dava açtığı, ancak tapu kaydı ve dosya üzerinde yapılan incelemede revizyon gören tapu kayıtlarında kayıt malikinin isminin açıkça yer aldığı, bu bakımdan kayıt
malikinin bilinen ve tanınan kişi olduğunun kabulünün gerektiği, bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ifrazın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibarıyla doğru olan red kararının ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/III-2. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.