YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23514
KARAR NO : 2014/2158
KARAR TARİHİ : 12.02.2014
MAHKEMESİ : Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2012
NUMARASI : 2010/173-2012/103
Y.. K.. ve birleşen dava davacısı İ.. Ç.. ile M.. E.. ve asli müdahil S.. E.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 25.05.2012 gün ve 173/103 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi asli müdahil vekili, birleşen dava davacısı ve davacı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Y.. K.., 101 ada, 103 ada , parsel, 108 ada , 161 ada ve nolu parsel sayılı taşınmazların kök muris B.. E..’den intikal ettiğini, ancak kadastro çalışmalarında yalnızca davalı adına tespit ve tescil edildiğini, babası S.. E..’nin söz konusu taşınmazlarda ¼ payı bulunduğunu, babasının tek mirasçısının kendisi olduğunu açıklayarak anılan parsellerin tapu kayıtlarının ¼ oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı İ.. Ç.., 101 ada , 103 ada ,parsel, 108 ada parsel, 161 ada ve nolu parsel sayılı taşınmazların kök muris B.. E..’den intikal ettiğini, babası S.. E..’nin taşınmazlarda ¼ payı bulunduğunu ileri sürerek anılan parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile ¼ payının babası S.. E.. mirasçıları adına hisseleri nispetinde tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Asli müdahil S.. E.., dava konusu 101 ada ,103 ada parsel, 108 ada parsel, 161 ada ve nolu parsellerin davalı kardeşi M.. E.. adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini, bu taşınmazların ortak mirasbırakan dedeleri B.. E..’ye ait olduğunu, taşınmazlarla ilgili mirasçılar arasında taksim yapılmadığını açıklayarak dava konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile babasından kendisine intikal eden payın adına tapuya kayıt ve tescilini, 103 ada nolu parseldeki muhdesatların muris babası K.. E.. mirasçılarına ait olduğu yönünde tapuya şerh verilmesini, aynı parsel üzerindeki ceviz fidanlarını kendisi diktiği gerekçesiyle bu fidanların kendisine ait olduğu yönünde tapuya şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı M.. E.., asıl dava ve birleşen dava ile ilgili olarak 24.09.2010 tarihli yargılama oturumda açılan davayı kabul ettiğini, asli müdahilin talebi ile ilgili olarak 10.12.2010 tarihli oturumda B.. E..’nin mallarının ¼ oranında bölüşülmesini istediğini beyan etmiştir.Mahkemece, taraf teşkili sağlanamadığı gerekçesiyle Davacı Y.. K.., birleşen davada davacı İ.. Ç.. ve asli Müdahil S.. E.. tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Y.. K.., birleşen dava davacısı İ.. Ç.. vekili ve asli müdahil S.. E.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dosyada bulunan B.. E..’ye ait Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20.01.2012 tarih 2011/144 Esas 2012/13 Karar sayılı mirasçılık belgesinden davacılar Y.. K.., İ.. Ç.. ve S.. E.. ile davalı M.. E..’nin 24.03.1962 tarihinde ölen ortak muris B.. E..’nin mirasçıları olduğu ve miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz (HGK. 23.10.1996 T. 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar). Davayı açan mirasçı tüm mirasçılar ya da muris adına iptal ve tescile karar verilmesini istemiş olsa dahi miras payı oranında iptal ve tescil istediğinin ve bu biçimde anlaşılması gerektiğinin kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan, dosya içeriğine, davalı tarafın beyanlarına ve taraflarca ileri sürülecek delillerin