YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2621
KARAR NO : 2014/1182
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2012
NUMARASI : 2008/130-2012/429
Hazine ile S.. D.. aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 17.09.2012 gün ve 130/429 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili 18.03.2008 havale tarihli dava dilekçesinde özetle: davalının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere dilekçe ekinde ekli tespit tutanağı ve fotoğraf suretlerinden anlaşılacağı üzere ev ve müştemilatı inşa ederek haksız yere tecavüz ettiğini ileri sürerek müdahalesinin önlenmesi ve muhtesatların kaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, Milli Emlak Müdürlüğü’ne sunmuş olduğu 15.04.2008 tarihli dilekçesi ile mahkemeye verdiği 11.06.2008 tarihli dilekçelerinde özetle: Söz konusu yerde önceleri dava dışı şirketin bekçisi olarak ikamet ettiğini, 15.01.2008 tarihinde iş akdide son verilmesi nedeniyle o tarihten sonrada bu evde barınmaya devam ettiğini, Hazineye ecrimisil ödemeye hazır olduğunu açıklayarak iş bu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davalının söz konusu binada 15.01.2008 tarihine kadar dava dışı şirketin bekçisi olarak oturduğu, bu durumun zabıta araştırmasıyla sabit olduğundan husumetin dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği açıklanarak iş bu davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde Hazine vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle bozma istekli olarak temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; mahallinde uzman bilirkişiler huzuruyla keşif yapılmıştır. Dosyada mevcut 16.08.2010 havale tarihli müşterek rapor ve eki kroki kapsamına göre, davalının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz üzerine dava dışı bir şirket tarafından uzun yıllar önce inşa ettirdiği bina ve eklentilerinde önceleri o şirketin çalışanı olarak oturmakta iken 15.01.2008 tarihinde iş akdine son verilmesi nedeniyle o tarihten sonra zemini Hazine’ye ait taşınmazdaki binada yasal bir dayanağı olmadan ikamet etmeye devam ettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere meni müdahale davaları işgalciye karşı açılır. Haksız işgal edenin burada akdi veya hukuki bir sebebe dayalı olarak bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Söz konusu yapı ve eklentilerinin dava dışı bir şirket tarafından inşa edilmiş ise de, söz konusu binada halen işgalci olan kişinin davalı olduğu tartışmasızdır. Kal’e (Yıkım’a) ilişkin davanın ise gerçek yapı sahibine karşı açılması icap eder.
Hal böyle olunca, davalının işgalci kişi olduğu bu yer için Hazine’ye herhangi bir ecrimisil ödemediği veya kiralamadığı; dava dışı şirketle de iş akdinin sona erdiği dosyada mevcut Bodrum İş Mahkemesi’nin 2008/160 Esas, 2010/581 Karar sayılı kararından anlaşılmakla akdi ve hukuki hiçbir ilişkisinin olmadığı anlaşıldığından davalı hakkındaki müdahalenin önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın husumet yönünden reddi doğru olmamıştır. Buna karşılık kal (yıkım’a) yönelik davanın gerçek hasmına karşı açılması zorunludur.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.