Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/360 E. 2013/17750 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/360
KARAR NO : 2013/17750
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil ve elatmanın önlenmesi

Davacı-karşı davalı … ile …, … ve dahili davalı-karşı davacı … aralarındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çaykara Sulh Hukuk Mahkemesi’nden verilen 06.08.2012 gün ve 261/161 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Asıl dosyada davacı … vekili, 239 ada 37 nolu parselin bağımsız olarak davacı adına, 41 nolu parselin ise davacının dava dışı kardeşi ile paylı olarak adına kayıtlı olduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında söz konusu iki parsel arasına yol bırakıldığını, yol olarak bırakılan yerin davacıya ait olduğunu açıklayarak paftasında yol olarak bırakılan kısmın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada ise, komşu 239 ada 38 parsel sahibi … ilk davacı …’a yönelttiği dava ile kadastral yola el atıldığını ileri sürerek müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine, birleşen davanın kabulü ile müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içinde asıl dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu yer 11.05.2006 tarihinde paftasında yol olarak gösterilmiş, iş bu ilk dava 08.10.2009 tarihinde açılmıştır. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, paftasında gösterildiği tarihten itibaren makul süre içerisinde açılmış bulunan davalara bakılması ve paftasında gösterildiği tarihten geriye doğru kazanmayı sağlayan sürenin nazara alınması gerekmektedir. Somut olayda, dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren makul süre geçirildikten sonra açılmış bulunan asıl davanın dinlenme olanağı yoktur. Tespit sonrası nedenler için ise paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar yirmi yıllık kazanma süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, asıl davanın yasal dayanağı olmadığından yukarıda açıklanan gerekçelerle reddi gerekirken, davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddi doğru değil ise de, ret kararı sonucu itibariyle doğru görüldüğünden, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan

gerekçelerle; birleşen dosya davacısı …’ın davasının yazılı olduğu üzere kabulünün dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına uygun olması nedeni ile ONANMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL onama harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.