YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6602
KARAR NO : 2013/12436
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :…….. Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik …….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı …….. tarafından şikayetçiler aleyhine, kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı ile limit ipoteğine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış, borçlu vekili, …….. emri tebliğinin usulsüz olduğunu, …….. verilmesi için vekalet verdiği kişinin sonradan azledildiğini, yetkisini kötüye kullanarak imzaladığı kredi sözleşmesinden dolayı sorumlu olmayacağını ileri sürerek tebligatın iptali ile tebliğ tarihinin 21.09.2012 olarak düzeltilmesini, takibin iptali ile ……..nın geri bırakılmasını ve alacağın % 20’sinden aşağı olmayacak şekilde …….. inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kredi sözleşmesi 21.03.2012 tarihi itibari ile kat edilmiş ve toplam borcun 338.227,34 TL olduğu belirtilerek şikayetçi ve diğer borçlulara Noter marifetiyle hesap kat ihtarnamesi tebliğ edildiği ve hesap kat ihtarnamesine 8 gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle 338.227,34 TL’nin kesinleştiği ve …….. emrinde faiz de talep edilmediğinden …….. limiti olan 400.000 TL’nin talep edilemeyeceği, …….. tesis edildikten sonra …….. vermesi için vekalet verilen vekilin vekillikten azledilmesinin ipoteği, kesinleşen borcu hükümsüz kılmayacağı ve …….. emri tebligatında, tebligat zarfının üstünde mernis adresi kaydı düşülmediği ve muhatabın nerede olduğu tespit edilmeden TK’nun 21. maddesine göre tebligat yapıldığından tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle, …….. emri tebligatının usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin 21.09.2012 olarak tespit ve düzeltilmesine, ……..nın geri bırakılması talebinin kısmen kabulü ile; …….. emrindeki alacağın 338.227,34 TL olarak düzeltilmesine, 61.772,66 TL açısından ……..nın geri bırakılmasına, karar verilmesi üzerine hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK’nun 150/ı maddesinde “… …….. akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcunu ihtiva etmese dahi krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa-orta-uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayri nakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da …….. akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti …….. müdürüne ibraz ederse …….. müdürü, 149. madde uyarınca işlem yapar.” hükmüne yer yerilmiştir.
Somut olayda; … tarafından verilen ipoteğe ilişkin 09.07.2010 tarih ve 8855 yevmiye nolu …….. akit tablosunda; ipoteğin, doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılamak üzere 400.000 TL sınır belirtilmek suretiyle azami meblağ (limit) ipoteği olarak kurulduğu anlaşılmaktadır. 21.03.2012 tarihli ihtarnamede toplam 338.227,34 TL’nin işleyecek faiziyle birlikte istenildiği ve anılan bu hesap kat ihtarına itiraz edilmediği görülmektedir. İtiraz edilmemekle ihtarname ile istenilen toplam 338.227,34 TL borcun kesinleştiğinin ve ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren verilen sürenin sonuna kadar işleyecek akdi faiz, bu tarihten takip tarihine kadar da işleyecek temerrüt faizinin takipte talep edilebilir hale geldiğinin kabulü gerekir.
O halde, Mahkemece yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak alacaklının isteyebileceği faizle birlikte toplam alacak belirlenip, …….. limitinin aşılamayacağı da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.