YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8741
KARAR NO : 2013/14125
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte kredi borçlusu ile ipotek borçlusuna ve davacı kredi kefiline örnek 6 icra emri gönderilmiştir.Davacı borçlu kendisinin ipotek borçlusu olmadığını ve ihtara itiraz ettiğini ileri sürerek icranın geri bırakılması istemi ile İcra Mahkemesi’ne başvurmuştur.İİK’nun 149. maddesinde “İcra Müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız, şartsız para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahısa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir…” hükmü yer almaktadır.Anılan hükümdende anlaşılacağı üzere ipoteğin para çevrilmesi yolu ile takip ipotek veren üçüncü kişi ve asıl borçlu hakkında yapılabilir. Kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzalamış, ayrıca ipotek veren sıfatı bulunmayan kişilere ipotekli takip yapılıp icra emri gönderilemez. Alacaklı, kredi sözleşmesinin kefillerine karşı haciz (veya iflas) yolu ile takip yapabilir.Yasanın imkan vermediği takibe muhatap olan şikayetçinin takibin iptali istemi İİK’nun 16/2. maddesi kapsamında kaldığından İcra Mahkemesinde her zaman ileri sürülebilir. Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile süreden ret kararı verilmesi isabetsizdir.SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.