YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10651
KARAR NO : 2016/1985
KARAR TARİHİ : 08.02.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, haczedilen mallara ilişkin borçlunun babasının istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlunun haciz yapılan adreste ailesiyle beraber yaşadığını ileri sürerek istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3.kişi, borçlunun takibe konu ilamın esasını oluşturan trafik kazasını yaptığı tarihte, ailesinin verdiği harçlıkla geçimini sağlayan bir öğrenci olduğunu, hiçbir işte çalışmadığı gibi, herhangi bir şirkette ortaklığı da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz adresinin, borçlu …’in ikamet adresi olduğu anlaşılmakla, İİK 97/a maddesi gereğince, mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu,tarafların ikamet bilgileri için, … Mahallesi Muhtarlığı’na yazılan yazıya verilen cevapta, borçlu ile 3. kişinin haciz adresinde ikamet ettiklerinin belgelendiği, 3. kişi …’in ortağı bulunduğu şirket kayıtlarının incelenmesinde, şirketin, “… Cad. … San. Sitesi’nde” faaliyette bulunduğunun anlaşıldığı, 3. kişi tarafından sunulan ticari defterler ve faturaların bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde sunulan ticari defterlerin kapanış tasdiki yapılmadığından 3. kişi lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, haczedilen menkul mallara ilişkin sunulan faturaların, haciz tarihinden sonraki tarihi taşıdığı, Mahkememizce alınan UYAP nüfus aile kayıt tablosuna göre borçlu …’in, … Madencilik Paz. San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi, 3. kişi …’in oğlu olduğu, her ne kadar davalı tarafça faturalar sunulmuş ise de belirtilen delillerin mülkiyeti ispata yeterli belgelerden olmadığı,bu durumda istihkak iddia eden 3. kişinin, takip borçlusu … ile birlikte alacaklıdan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak hareket ettikleri, hacizli menkuller yönünden yasal karinenin aksi kanıtlanmadığından, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./.
Dava, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Somut olayda, tarafların ikamet bilgileri için … Mahallesi Muhtarlığı’na yazılan yazıya verilen cevapta, 3. kişi ve borçlunun haciz adresinde ikamet ettiklerinin belgelendiği Mahkeme gerekçesine esas alınmış ise de; dosya kapsamından baba-oğul olan borçlu ile davalı 3.kişinin ikamet adreslerinin, “… Mah. … Sk. No:… İç Kapı No:… …” adresi olduğu, ancak haciz adresi ve aynı zamanda davalı 3.kişinin yetkilisi olduğu şirketin adresi olan, “…Cad. … Sk. No:… …” adresinin, borçlunun adresi olmadığı sabittir. Borçlu …’in haciz yapılan adreste bulunan, şirketin, ortağı ya da temsilcisi olduğu ileri sürülmediği gibi, haciz anında borçluya ait herhangi bir belge de bulunamadığı anlaşılmakla İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin davalı 3. kişi lehine olduğunun kabulü gerektiği, ispat yükü altında olan davacı alacaklı karinenin aksini kanıtlamaya elverişli deliller sunamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, araflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.