Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/11622 E. 2016/3053 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11622
KARAR NO : 2016/3053
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı alacaklı vekili, … tarihinde yapılan hacze ilişkin davalı üçüncü kişi şirketin istihkak iddiasında bulunduğunu, 3. kişi şirket ile borçlunun aynı iş kolunda faaliyette bulunduğunu, tarafların kendi aralarında hukuken hiçbir geçerliliği olmayan bir devir yaptıklarını, devrin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını istihkak iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili, istihkak davalarında yetkili mahkemenin İİK.nun 50 ve HMK’nun 6. maddesi gereğince, … İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu müvekkilinin çeşitli tarihlerde, dava dışı borçlu …’nın kullandığı kredilere müteselsil kefil olduğunu ve bu kefaletten dolayı borçları bulunduğunu, müvekkili şirket yetkilisi …’ın devraldığı mallara karşılık borçluya çek keşide edip verdiğini … tarihinde müvekkili şirket ile borçlu arasında yapılan sözleşmede, satışın gerçekleşmemesi halinde, çeklerin müvekkiline iade edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin 12/01/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile haciz yapılan menkullerin bulunduğu taşınmazı, mülk sahibi Avukat …’dan kiraladığını belirterek davanın öncelikle yetki yönünden reddine, bunun kabul edilmemesi halinde, esasdan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, üçüncü kişi şirket ile borçlu arasında 12.01.2013 tarihli sözleşme mevcut olup, sözleşme ile borçlunun haciz yapılan işyerini, 175.000 TL. bedelle 3. kişi şirkete devrettiği bu devir haricinde taraflar arasında yapılan 11/01/2013 tarihli sözleşme ile de 3. kişinin, borçlunun bir kısım borçlarını ödemeyi kabul ettiğinin anlaşıldığı, borçlu ile … arasında işyeri devri dışında da bir kısım ticari ilişkiler bulunduğu ve borçlu …’nın …’a borçlu olduğunun dosya kapsamı ile sabit olduğu, tanık beyanları doğrultusunda davalının kendisine ait işyerinden getirmiş olduğu bir kısım eşyaların da
.//..

işyerinde bulunduğu ve yeni yeni yerleştirildikleri, bu aşamada haciz işleminin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, mahcuzların borçlu …’ya ait olmayıp, davalı üçüncü kişiye ait olduğu, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasındaki devrin muvazaalı olduğuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nun 99 ve devamı maddeleri gereğince alacaklı tarafından açılan 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1-Yargıtay’ın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise ve duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.