Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/11882 E. 2016/3001 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11882
KARAR NO : 2016/3001
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişiler vekili, … ve … tarihinde haczedilen malların davacılardan …’e ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczedilen malların …’e aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; haciz yapılan iş yerinin borçlu …’ya ait olduğunu, haciz sırasında tespit edilen kartvizitin bunu ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, borçlu ve 3. kişiler arasında organik bağ bulunduğu, faturaların malların hacizden kurtarılması amacıyla düzenlendiği, bu nedenle istihkak iddiasının yerinde olmadığı kanaatine ulaşılarak davanın reddi ile satışın ertelenmesine karar verildiğinden, İİK’nun 97/13 maddesi uyarınca davalı alacaklı yararına tazminata karar verilmiştir. Karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3. kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki hususlar dışında kalan yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- İİK’nun 97/13. maddesi gereğince; istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
.//..
Buradaki tazminat esasen alacaklı lehine getirilmiş bir gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin ya da satışın ertelenmesi kararının bulunması, bu kararın infaz edilmiş olması, aynı zamanda alacaklının tazminata ilişkin talebinin bulunması gerekir. Somut olayda satışın ertelenmesine karar verilmiş ve bu karar infaz edilmiş ise de, alacaklının gerek cevap dilekçesinde, gerekse yargılama sırasındaki beyanlarında, tazminat talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle somut olayda alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan tüm koşulların gerçekleşmediği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3. kişi vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açılanan nedenlerle 3. kişi vekilinin tazminata ilişkin temyiz itirazının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.