YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14027
KARAR NO : 2015/13811
KARAR TARİHİ : 23.06.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takibe dayanak ….. İş Mahkemesi’nin 2012/814-2013/473 sayılı kararının dairesince bozulmasından sonra İİK’nun 40. maddesi gereğince yapılan dosya hesabında faizin hatalı hesaplandığını, daha önce yapılan ödeme tarihinin de dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek yeniden dosya hesabının çıkarılmasını talep etmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; takip konusu alacaklar yönünden, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda, bozma ilamına göre yapılan fazla ödemenin iadesi için gönderilen muhtıradaki hesaba özellikle de geçmişe yönelik dosya borcu hesabına itiraz edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş yukarda yazılı ilkeler doğrultusunda her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek ve HMK’nun usul ekonomisi ilkesi gereği de bozma sonrası verilen ve kesinleşen ilama göre dosya alacağının hesaplanması bundan sonra yapılan ödemelerin, düşülmesi suretiyle alacaklıdan istenebilecek miktarın bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi bu belirlemeye göre şikayete konu muhtıranın gerektiğinde düzeltilmesinden ibarettir. Hesaplama yapılırken geri istenecek miktara ödemenin yapıldığı tarihten değil muhtıranın tebliği tarihinden faiz işletilebileceğinin de gözönünde bulundurulması gerekir.
Belirtilen ilkelere uygun faiz incelemesi yapılmaksızın ve İcra Müdürlüğü muhtırası ile farklı dosya borcu hesabı yapıldığı halde çelişki yönünden açıklık taşımayan ve bu yönden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.