YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17784
KARAR NO : 2016/8768
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3.kişi vekili; 13.11.2013 tarihinde haciz edilen menkul malların müvekkiline ait olduğunu açıklayarak istihkak davalarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddi ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu; usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece; borçlu şirket ile davacı 3. kişi arasında organik bağ bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırma sonucunu doğuracak şekilde, borçlu şirketin faaliyetlerine, davacı 3.kişi tarafından devam edildiği gerekçesi ile davanın reddine, % 15 kötü niyet tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak 3.kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- İİK’nun 97/13. maddesinde istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın %20’den aşağı olmamak üzere, davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır. Buradaki tazminat esasen alacaklı lehine getirilmiş bir gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir. Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için anılan yasal düzenleme kapsamındaki tüm koşulların bir arada bulunması, buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra takibin ya da satışın ertelenmesi kararının bulunması, bu kararın infaz edilmiş olması, aynı zamanda alacaklının tazminata ilişkin talebinin bulunması gerekir. Somut olayda ise, eldeki İstihkak iddiası yönünden takibin durdurulmasına karar verilip infaz edildiğine dair dosyaya yansıyan bir bilgi olmadığı halde, yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 226,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.5.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.