Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/18335 E. 2016/8508 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18335
KARAR NO : 2016/8508
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı alacaklı vekili borçlunun adresine hacze gittiklerini, işyerine ………… ünvanını içeren tabelaların asıldığını yetkililerce istihkak iddiasında bulunulduğunu, bu iddianın mal kaçırmaya yönelik olduğunu, borçlunun işçilerinin 3. kişi şirkette çalıştıklarını, borçlu ile 3. kişi şirketin faaliyet konusunun aynı olduğunu, muhasebecelerinin aynı şahıs olduğunu, aynı adreste faaliyet gösterdiklerini, mal kaçırmaya yönelik örtülü bir işyeri devri yapıldığını belirterek istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili; haksız ve kötü niyetli olarak haciz işlemi yapıldığını, borçlu ile müvekkili arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, …; yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş davaya da cevap vermemiştir.
Mahkemece, hacze konu işyerinde 3. kişi şirketin faaliyet gösterdiği, ticaret sicil kaydı-vergi kaydı-tanık anlatımları ile doğrulandığından davanın reddine karar verilmiş, karar davacı-alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının, İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Haciz adresinin icra takibine konu senette yer alan adres olduğu, haciz tarihinden sonra yapılan ve dosya içerisinde yer alan 07.02.2014 tarihli vergi kaydı yoklamasına göre borçlunun halen haciz adresinde kayıtlı olduğu, davalı 3.kişi şirketin borcun doğumundan sonra 08.11.2013 tarihinde kurulduğu, haciz tarihinden 5 gün sonra 28.01.2014 tarihinde bir takım hisse devirleri gerçekleştirilerek 2/10’ar hissenin Ocak 2014 tarihinde SGK’lı çalışanları olan, …… ve …….’ya devredildiği dikkate alındığında, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü ile bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü kanıtlarla ispatlanması gerektiği, davalı tarafından mahcuzlara ilişkin ayırt edici nitelikte fatura sunulmadığı gibi, sunulan ve takip konusu borcun doğumundan sonrasına ilişkin olan vergi ve sicil kayıtları ile birlikte dayanılan tanık beyanları ile mülkiyet karinesinin aksinin ispat edildiğinden söz edilmesi de mümkün olmadığından açıklanan hukuki ve maddi olgulara göre, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.