Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/20092 E. 2015/22096 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20092
KARAR NO : 2015/22096
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekili, … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait ilama dayalı olarak alacaklı vekili tarafından müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını; takibe konu ilamda, alacağın avans faizi uygulanarak tahsiline karar verildiğini; bu nedenle, muhtıra eki hesap tablosunda % 18 faiz oranıyla yapılan hesabın yanlış olduğunu, ayrıca takipten önce asıl alacağa ilişkin faiz hesabının da avans faizi dikkate alınarak yapılmadığını belirterek 22.01.2014 tarihli muhtıra ve ekinde yer alan dosya hesabının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Mahkemece, 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi gereği 12.09.2011 takip tarihinden, 04.02.2014 şikayet tarihine kadar işlemiş faiz miktarı hesaplanarak dosya borcunun 2.864.923,30 TL olduğuna karar verilmiş; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; takibe konu … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararda, ”Davanın kısmen kabulü ile……avans faiziyle davalıdan tahsiline….. ” şeklinde hüküm kurulduğu ve borçlu vekili tarafından takip öncesi işlemiş faizin de şikayet konusu edildiği, ancak takip tarihinden şikayet tarihine kadar olan dönem için faiz hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi uyarınca hesap yapılmasında bir isabetsizlik bulunmasa da, ilama göre faizin başlangıç tarihinden şikayete konu muhtıra tarihine kadar faiz hesabı yapılması ve muhtra tarihindeki borç miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.