Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/20296 E. 2016/9489 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20296
KARAR NO : 2016/9489
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR

Davacı alacaklı vekili, alacak nedeniyle icra takibi yaptıklarını, haczin gerçekleştirildiğini, davalı …’nin istihkak iddiasında bulunduğunu, borçlu …. ile istihkak iddiasında bulunan …. arasında hukuki ve fiili ilişkinin bulunduğunu, ortaklık yapıları ile firmaların çalışma alanlarının aynı olduğunu belirterek davalı … ‘nin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili beyanında, …..’nin icra dosyasında borçlu olarak yer aldığını, taraf sıfatının olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, öne sürülen hususların davanın inceleme konusu olmadığını, davalılar arasında herhangi bir bağın bulunmadığını, farklı iki tüzel kişilik olduklarını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 7 günlük yasal sürede açılmadığından, tazminat isteminin de yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında, 08.10.2012 tarihli icra müdürlüğünün kararı ile İ.İ.Y’nın 99.maddesinin uygulanmasını kararlaştırdığı ve davacı alacaklıya İİK’nun madde 99. uyarınca istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verildiği bu kararın da alacaklı vekili tarafından 04.11.2012 tarihinde dosyadan tebliğ alındığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar icra müdürlüğünce davacı alacaklıya süre verilmiş ise de; bu 7 günlük süre içerisinde dava açmadığı takdirde 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılacağına dair ihtaratın yapılmadığı, bu nedenle de usulüne uygun süre verilmediği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece davanın süresinde açılmış kabul edilip, dosyaya kaldığı yerden devam edilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir. Bu yön gözetilmeksizin verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.