Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/2118 E. 2014/18474 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2118
KARAR NO : 2014/18474
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti

… ile … ve … aralarındaki muhdesat aideyitenin tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 24.09.2013 gün ve 195/412 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı vekili, Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/142 Esas sayılı dosyasında, dava konusu 68 ada 18 parselde kayıtlı zemin ve bir normal katlı bina ve bahçesi niteliğindeki taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesi istemi ile açılan davanın yargılamasının devam ettiğini, taşınmazın birinci katının tarafların ortak murisi …’nın sağlığında vekil edeni tarafından yapıldığını, yine taşınmazın zemin katı, çatı katı ve bahçesine vekil edeni tarafından iyileştirmeler yapıldığını açıklayarak, binanın birinci katının vekil edenine ait olduğunun tespitine, zemin kat, çatı katı ve bahçeye vekil edeni tarafından yapılan iyileştirmelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın inşaasına 29.08.1976 tarihinde başlanıldığını, zemin katın 07.03.1979 tarihinde bittiğini, birinci katın inşaatı için 13.06.1988 tarihinde ruhsat verildiğini , murisin emekli ikramiyesi ile taşınmazın yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 68 ada 18 parselde kayıtlı taşınmazın 1. katının …’ya ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından reddine karar verilen kısım yönünden temyiz edilmiştir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; taşınmaz üzerinde daha önce mevcut bulunan bir muhdesata yeni bölümler ilave edilmesi, muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhdesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Mevcut muhdesat inşaatının tamamlanması için harcanan giderler de muhdesatın değerini arttıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. İyileştirici nitelikteki bu giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını B.K. 61 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan taşınmaz malik ya da maliklerinin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhdesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken önceden açacağı bir dava ile iyileştirme giderlerinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğundan da söz edilemez. Bu nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazları yerinde değildir.
Hal böyle olunca; her ne kadar davacının dava konusu taşınmazın zemin katı, çatı katı ve bahçesine dair yaptığını iddia ettiği iyileştirmelere ilişkin taleplerinin dosya mevcudu ve tanık anlatımları ile ispatlanamadığından reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş ise de; hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.473,85 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.