YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21360
KARAR NO : 2014/19663
KARAR TARİHİ : 31.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve terkin, yıkım, müdahalenin meni
Hazine ile … aralarındaki Tapu iptali ve terkin, yıkım, müdahalenin meni davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 04.12.2012 gün ve 506/677 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 55 parsel sayılı taşınmazın 16 m2’lik kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını belirterek dava konusu taşınmazın 16 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın 12 m2’lik kısmının kal-ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının kıyı kenar çizgisinin belirlenmesinden önceki bir tarihe ait olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bozma ilamından sonra davanın kısmen kabulü ile 55 parsel sayılı taşınmazın 16 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline yönelik açılan davanın reddine; Fen bilirkişisi …’ın 15.08.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde belirttiği 55 parsel sayılı yerin mülkiyet sınırı dışında Hazine’ye ait 438 parsel içerisinde kalan “A” harfi ile gösterdiği 36 m2, “B” harfi ile gösterdiği 121 m2, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan “C” harfi ile gösterdiği 104 m2 olmak üzere toplam 261 m2’lik yere duvar çekmek ve bina yapmak suretiyle yaptığı müdahalenin men’ine, bu yere yapılan duvar ve binanın kal’ine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/a maddesi gereğince davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Davanın, hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair önceki hüküm Hazine vekilinin temyizi üzerine Daire’ce 21.6.2012 tarih ve 2012/3201 Esas, 2012/5976 karar sayılı ilamı ile özet olarak “davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099
sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulması kararı verildikten sonra, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosya muhtevasına dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Davalı vekilinin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa’nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre, kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz. Anılan madde kapsamı gözetildiğinde ortada kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali söz konusu olmadığına göre kal-ine karar verilen taşınmaz bakımından davacı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu hususta olumlu- olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
Davacı Hazine vekilinin yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün yargılama giderlerine ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.