Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/23081 E. 2016/4043 K. 07.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23081
KARAR NO : 2016/4043
KARAR TARİHİ : 07.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVACI (asıl ve birleşen davada) : …
DAVALI (asıl ve birleşen davada) : …
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil

Davacı birleşen dosya davacısı … ile davalı birleşen dosya davalısı … aralarındaki tapu iptal ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı birleşen dosya davacısı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, asıl davada, boşanma dava dilekçesi ile birlikte annesinin kendisine verdiği arsayı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için müteahhite verilmek üzere anlaşınca, işlerin takip edilmesinin kolay olması için arsanın eşinin üzerine yapıldığını, arsa payı karşılığı verilen dükkan ve dairenin davalı adına çıkarıldığını, ayrıca annesi adına bulunan daire satılarak davalı adına araç alındığını belirterek dava açma haklarını saklı tutarak taşınmazlar üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir. Davacı vekili boşanma dava dosyasından ayırma kararından sonra verdiği 08.10.2013 tarihli dilekçesi ile, davalı adına bulunan … ada 2 parsel 1 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, asıl davada, davalının arsayı annesine ait taşınmazların satışı ile elde edilen para ve borç aldığı para ile aldığının, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmazların adına tescil edildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davacı … vekili birleşen dava dilekçesi ile, davacıya miras yoluyla kalan arsanın çeşitli nedenlerle yakını olan … adına tescil edildiği, arsanın kat karşılığı inşaat sözleşmesine verilecek olması ve iş takiplerinde bayan olarak zorluk yaşaması nedeniyle arsanın davalı kocaya devredildiği, kocanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince … ada 2 parsel 1 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin davalı koca adına tescil edildiği, eşler arasında inanç sözleşemesi bulunduğu, davalının inanç sözleşmesine aykırı davrandığı, inanç sözleşmesi gereğince dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili birleşen dava dosyasındaki cevap dilekçesi ile, davacının annesinin arsayı …’ye sattığını, …’den arsayı annesine ait taşınmazların satışı ile elde edilen para ve borç aldığı para ile aldığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince taşınmazların adına tescil edildiğini, tapu kaydının aksini davacının resmi belgelerle ispatlaması gerektiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
./.
Mahkemece, asıl dava ve birleşen dava dilekçelerinde, aracın mülkiyetinin veya bedelinin verilmesi konusunda herhangi bir talep olmadığı, davaya konu taşınmazlar yönünden iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile, asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı/ birleşen dosya davacısı vekili tarafından asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın esası ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir.
1. Asıl dava yönünden yapılan temyiz itiralarının incelemesinde;
Asıl dava, taraflar arasında boşanma ile kesinleşen boşanma davasından ayırma kararı ile oluşmuştur. Boşanma dava dilekçesi incelendiğinde, davacının mal rejiminin tasfiyesine dayalı (TMK m. 231 vd.) tapu iptal ve tescil davasına yönelik bir talep ve açıklamasının bulunmadığı görülmektedir. Ayırma kararından sonra mahkemece, talep varmış gibi değerlendirilerek davacının tamamlama harcı ayırmaya zorlanması ve harcın yatırılması olmayan talebi dava haline getirmez. O halde, mahkemece, boşanma dava dosyasından ayırma kararı ile oluşturulan tapu iptal tescil talebi hakkında ‘karar verilmesine yer olmadığına’ kararı verilmesi gerekirken; talep varmış gibi davanın esasına girilip talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2. Birleşen … sayılı dava yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, kendisine miras payı olduğunu iddia ettiği taşınmazın 3. kişilere farklı görünüm vermek amacıyla önce dava dışı kişilere onlardan da davalı eşine devredildiğini, taşınmaz üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu iddia ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescil edilmesini karar verilmesini talep etmiş ise de; bu talep ”inançlı işlem sebebiyle tapu iptal ve tescil davası” niteliğindedir. Uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekmekte olduğundan görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesidir (HMK. m. 2). Dava, Aile mahkemesi sıfatıyla hükme bağlanmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK’nun m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözönünde bulundurulur (HMK’nun m. 115/1). Durum böyle iken, mahkemece, davaya Asliye Hukuk Mahkemesi olarak bakılması gerekirken; aynı mahkemede Aile Mahkemesi sıfatıyla görülen yukarda 1. bende konu dava ile birleştirilerek Aile mahkemesi sıfatıyla görülmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 1. ve 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; diğer temyiz itirazlarının bozma sebebine göre incelenmesine yer olmadığına ve HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı birleşen dosya davacısına iadesine, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.