Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/23387 E. 2016/5620 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23387
KARAR NO : 2016/5620
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere “İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur.” İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez, ilavelerde bulunamaz.
Somut olayda; alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takipte, takibe dayanak yapılan İstanbul 5.Vergi Mahkemesi’ nin 28.03.2012 tarihli 2011/1987 Esas 2012/712 Karar sayılı ilamında, ” Davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, fazladan yapılan kesintinin davacıya ret ve iadesine, yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 600,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” hükmedildiği, borçluya gönderilen icra emrinde vekalet ücreti ve yargılama gideri istenmeyip, 56.000,00 TL asıl alacak ve 5.796,00 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 61.796,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, borçlu vekili İcra Mahkemesi’nden diğer şikayetleri yanında, ilamın asıl alacak yönünden eda hükmü içermemesi nedeniyle takibin iptalini istediği, Mahkemece ilamın eda davasına ilişkin olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan Vergi Mahkemesi ilamı dava konusu işlemin iptaline ilişkin olup, hüküm fıkrasında likit bir alacak bulunmamakta ve eda hükmü içermemektedir. Bu hali ile ilam, gerekçe esas alınarak eklentileri olan yargılama gideri ve vekalet ücreti dışında asıl alacak için ilamlı icra takibine konu edilemez. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda İcra Mahkemesi’nce takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.