Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/24375 E. 2016/5750 K. 30.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24375
KARAR NO : 2016/5750
KARAR TARİHİ : 30.03.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkili aleyhine başlatılan ilama dayalı takibe konu ayıpsız misliyle değişimi istenen … marka … tip 2007 model aracın değerinin İcra Müdürlüğü’nce … Ticaret ve Sanayi Odası’ndan sorulduğunu,verilen yazı cevabının subjektif ifadelere dayalı olup değerin hangi tarih esas alınarak belirlendiğinin açık olmadığını, yapılan değer tespitinin rayicin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek takip konusu aracın değerinin Mahkemece belirlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulü ile 22.07.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre davaya konu aracın 12.12.2011 tarihi itibariyle değerinin 30.811,00TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi, hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından, olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişilerden sorulup, alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizahati icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir. Somut olayda, Mahkemece aracın değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; raporun aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler temin edilmeden düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece dava konusu ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler taraflardan temin edilerek aracın değerinin bu verilere göre bilirkişi aracılığı ile belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aracın teknik donanımını gösteren bilgi ve belgeler temin edilmeden düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.