Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/24454 E. 2015/4151 K. 13.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24454
KARAR NO : 2015/4151
KARAR TARİHİ : 13.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı

… (…) ve müşterekleri ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 29.05.2012 gün ve 706/300 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … vekili dava ve 02.12.2011 tarihli dilekçesinde mal rejiminin tasfiyesi ile 10.833,33 TL katılım alacağının ve değer artış payı alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı… vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7500 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerinde; hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 25.03.2003 tarihinde evlenmiş olup, 12.10.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle evlilikleri sona ermiştir. Taraflar arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. (TMK’nun 225). Tasfiyeye konu … plaka sayılı araç eşler arasında TMK’nun 222. maddesi uyarınca edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 02.01.2008 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edillmiştir.
Katılma alacağı, eklenecek değerlerden (TMK’nun 229) ve denkleştirmeden (TMK’nun 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malların (TMK’nun 219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçları çıktıktan sonra kalan artık degerin yarısı üzerinde (TMK’nun 231) diğer eşin alacak hakkıdır. (TMK’nun 236/1).
Değer artış payı alacağı ise; eşlerden birinin, diğerinin sahip olduğu malvarlığının edinilmesine, iyileştirmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık olmaksızın para veya para ile ölçülebilir maddi katkısı nedeniyle tasfiye anında bu malda meydana gelen değer artışında katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır. (TMK’nun 227).

Somut olaya gelince; dosya içeriğine, toplanan delillere göre tasfiyeye konusu aracın sürüm değeri 28900 TL olup bunun 6000 TL’sinin davacı eşin kişisel malı 8250 TL’nin ise davalı eşin kişisel malları ile karşılandığı, söz konusu araç için alınan kredinin ödemelerinin büyük bir kısmının evlilik birliği içinde yapılıp 1550 TL’sinin mal rejiminin sona erdiği tarihte borç olarak kaldığı anlaşılmaktadır. Buna göre Mahkemece yapılacak iş dava konusu aracın bedelindeki kişisel mallar ve borç çıktıktan sonra kalan 13100 TL’nin yarı payı olan 6550 TL ile davacı eşin kişisel malı olan 6000 TL olmak üzere talep miktarının 10833,33 TL olduğu da gözönünde bulundurularak, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulu ile HMK’nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 111,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.