YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25338
KARAR NO : 2016/7718
KARAR TARİHİ : 27.04.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı vekili icra mahkemesine başvurusunda, müvekkileri lehine …’nün 2011/1413 Esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamlı icra takibinde, müvekkillerinin bilgisi dışında dayanak ilamda müvekkileri temsil eden diğer vekilin icra takibi açıldıktan yaklaşık bir yıl kadar sonra dosyaya vekaletname ibraz ederek vekilliğinin kabulünü istediğini, müvekkillerinin İcra Müdürlüğü’ne sundukları dilekçe ile, dosyaya sonradan vekaletname sunan vekili azlettiklerini ve aralarındaki anlaşma haricinde azil edilen vekile bir ödeme yapılmamasını talep ettiklerini, ancak İcra Müdürlüğü’nün 05.09.2015 tarihinde verdiği kararla; taraflar arasındaki haricen yapılan anlaşmanın İcra Müdürlüğünü bağlamayacağı gerekçesi ile talebi reddettiğini belirterek, İcra Müdürlüğü’nün bahsi geçen kararının kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki haricen yapılan anlaşmanın İcra Müdürlüğünü bağlamayacağı gerekçesini içeren İcra Müdürlüğü işlemi yerinde kabul edilerek, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu icra dosyası incelendiğinde; dayanak ilamda alacaklıları iki vekilin temsil ettiği, 26/10/2011 tarihinde ilamdaki vekillerden birisi tarafından alacaklılar lehine ilamlı icra takibi başlatıldığı, ilamda alacaklıları temsil eden diğer vekilin 15.03.2012 tarihinde takip dosyasına vekaletname sunduğu, alacaklıların 20.05.2012 tarihli dilekçe ile dosyaya sonradan vekaletname sunan vekili azlettiklerini ve aralarında yapılan anlaşma dışında bir ödeme yapılmaması gerektiğini talep ettikleri, İcra Müdürlüğü’nün “… tarafların vekalet ücreti konusunda haricen anlaşmalarının daireyi bağlamayacağı…” gerekçesi ile talebin reddine ve icra ve vekalet ücretinin her iki avukat arasında ½ oranında eşit olarak ödenmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.
İİK’nın 18/3. maddesinde “Aksine hüküm bulunmayan hallerde İcra Mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder…” hükmüne yer verilmiştir.
-//-
Bir icra takibinde, taraflardan birinin birden fazla vekili olsa da İcra Müdürü’nün vekalet ücretini vekiller arasında paylaştırma yetkisi bulunmamaktadır. Paylaştırma asil ve vekiller arasındaki iç ilişkinin konusudur. Diğer yandan, vekilin asil tarafından azli ancak ilgili muhatap ve makama ulaşmakla sonuç doğurur.
Tüm dosya içeriği ve yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, İcra dosyasındaki kimlik tespiti içermeyen azlin geçerliliğinin duruşma açılıp ilam alacaklılarının beyanları alındıktan sonra değerlendirilmesi gerekir. Duruşma açılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.04.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.