YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3943
KARAR NO : 2014/20803
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti
Necmeyi Uyar ve müşterekeleri ile Hafize Uyar ve müşterekleri, Kayyım … aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 03.07.2013 gün ve 615/282 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davalı … kayyımı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 584 parsel sayılı taşınmazın davacıların mirasbırakanı ile davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 124 m2’lik 2 katlı binanın davalı …’a ait olduğunu, diğer iki bina ile müştemilatının davacılara ait olduğunu açıklayarak bu binaların ve müştemilatının mülkiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …’a kayyım olarak atanan … Defterdarı vekili, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiş, diğer davalılar ise 29.09.2011 tarihli oturumda davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 584 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 102 m2’lik ahşap bina ve iki katlı betonarme natamam binanın ve müştemilatının davacılar tarafından yaptırıldığının ve mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgu gözetilerek davanın kabulü ile anılan taşınmazlar üzerindeki muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacıların mülkiyet tespitine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, kayyım vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerindeki ”….ve mülkiyetinin davacılara ait olduğunun…” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, kayyım vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nun 370/2. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/I maddeleri gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.