Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/4808 E. 2015/4881 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4808
KARAR NO : 2015/4881
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlular aleyhine İş Mahkemesi’nin 2011/353 Esas-2013/331 Karar sayılı ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte; borçlular vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; ilamda müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedilmediği halde alacakların tamamının her iki borçludan talep edildiğini, her bir borçlunun sorumlu olduğu miktarın belirtilmediğini açıklayarak icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece takip talebinde ve icra emrinde her bir borçluya düşen borç miktarının açıkça gösterilmediği gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili İcra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas-1997/776 Karar; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 Esas-2006/85 Karar; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 Esas- 2008/453 Karar sayılı ilamları)
Somut olayda takibe dayanağı ilamda maddi -manevi tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin alacak kalemlerinde “….. yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, müştereken ve müteselsilen tahsil hükmü bulunmadığı anlaşılmaktadır.
İlamda iki davalı olup her bir davalının sorumluluğu 1/2 oranında olup bu şekilde şikayetçi borçlular yönünden icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken icra emrinin tamamının iptali isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme Kararının yukarıda yazılı nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.