Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/5405 E. 2014/16176 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5405
KARAR NO : 2014/16176
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ve müşterekleri ile Hazine, … ve müşterekleri ve ihbar olunanlar … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.11.2013 gün ve 219/1004 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … ve müşterekleri vekili Av. … ve karşı taraftan Hazine vekili Av. … geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, davacıların murisi …’nin …. Köyü’nde bulunan 184, 197, 189, 201, 207, 210, 245, 247, 260 parsel sayılı taşınmazları kadastro tespitinden itibaren yaklaşık 35 yıl boyunca kullandığını, tarımsal faaliyette bulunduğunu, ölümünden sonra mirasçılarının bu taşınmazları ekip biçmek suretiyle kullandığını, ancak dava konusu taşınmazların tapuda kim oldukları bilinmeyen, soyadı, doğum tarihi,anne ve baba adı haneleri de boş olan “Fadli” ve “Hanifi” adına kaydedildiğini, tapu kütüğünde kayıtlı olan ve tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan bu taşınmazları muris Feyzullah’ın ölümünden sonra mirasçıları olan davacıların zilyetlik yolu ile kullandıklarını açıklayarak TMK’nın 713/2. maddesi uyarınca ….. Köyü’nde kain 184, 197, 189, 201, 207, 210, 245, 247, 260 parsel sayılı taşınmazlardaki …. adlı şahıslar adına kayıtlı 240/5760’şar paya ait tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında tapuya ayrı ayrı kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, birleşen dosyada da aynı sebep ve gerekçelerle taşınmazlara ait tapu kayıtlarında malik görünen “….” adına bulunan 240/5760 payın iptali ve davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, öncelikle ilk itirazlar,zamanaşımı,hak düşürücü süre,yetki, görev ve husumet gibi itirazlar dahil her türlü itirazların dikkate alınmasını istediklerini, zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının TMK’nın 713. maddesindeki şartlar doğrultusunda incelenmesi gerektiğini, davacının TMK’nın 713/2. Maddede yazılı “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” sebebine dayandığını, bu sebebe göre kayıt malikleri ile ilgili araştırma yapılmasını, kayıt maliklerinin ölü ve mirasçılarının bulunmaması halinde

mirasın Devlet’e geçtiğini açıklayarak davanın reddini savunmuş, kayıt maliklerinin ölü ve mirasçılarının bulunmaması halinde taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar cevaba cevap dilekçesinde kayıt sahipleri ve muhtemel mirasçıları tespit edilemediğinden mirasçılarına karşı dava açılamadığından, Mahkeme tarafından bu şahısların açık kimliği ve mirasçıları tespit edildiği takdirde bu şahısların davaya dahil edileceği yazılı ise de dava dilekçeleri ve yargılama sırasındaki açıklamalardan davanın, TMK’nun 713/2. fıkrasında yazılı üç hukuki sebepten biri olan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebebine dayalı olarak ve tapu kütüğünün bu nedenle hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu Dervişhasan Köyü 184, 189, 197, 201, 207, 210, 245, 247 ve 260 parsellerin 1968 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında sırasıyla Ağustos 1330 tarih 10, 15, 11, 19, 12, 87, 6 ve 9 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak tespitlerinin yapıldığına, yine dosya arasında bulunan dayanak tapu kayıtlarında bilinmeyen kişiler oldukları iddia edilen “….” tapu kayıtlarındaki bilgilere göre tesbit tarihinden 45 sene evvel ölen….’nin kendisinden evvel ölen kızı ….’ın kendisinden önce ölen çocukları oldukları, dolayısı ile kanun anlamında bilinen ve tanınan kişiler olarak kabul edilmeleri gerektiğine, maliki tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan kişilerden olmadıklarına, hisselerinin iptali istenen kayıt maliklerinin ölü veya sağ olmalarının dayanılan sebep bakımından bu aşamada bir önem arzetmediğine, bu sebeplerle davacının dayandığı sebep yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğine, davada TMK’nun 713/2. fıkrasında belirtilen diğer hukuki sebeplerden “ölüm” sebebine dayanılmadığına, davacının “ölüm” sebebine dayanılarak yeniden dava açma hakkı da olduğuna, TMK’nın 713/2.maddesinde yazılı üç hukuki sebebin birbiri yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği Yargıtay uygulamalarında açıklandığına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı taraftan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine’ye verilmesine, 512,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.