Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/5829 E. 2015/4759 K. 23.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5829
KARAR NO : 2015/4759
KARAR TARİHİ : 23.02.2015

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti

… ile Hazine, … ve… Tüzel Kişiliği aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair . Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.09.2013 gün ve 50/372 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi ile Karayolları Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, kamulaştırılan taşınmaz üzerindeki muhdesatın ve bina değerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece talep gibi karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, muhdesatın davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken, arzın mülkiyetinden bağımsız olarak mülkiyet hakkı oluşturacak şekilde binanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca talep muhdesatın tespiti isteği niteliğinde olup bu talep bir tespit niteliğinde olmasına ve Kamulaştırma yasasının 19. maddesi uyarınca başkasına ait taşınmaz üzerinde bitki ve yapı olarak muhdesat meydana getirenlerin zilyetliğinin tespitine karar verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında davacının muhdesat tespiti isteminde güncel hukuki yararı mevcut sayılmalıdır.
2-Açıklandığı şekilde muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitinde hukuki yarar var ise de; eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılamaz. Bu bakımdan davacının taleplerinden değer tespiti isteği ise eda talebi niteliğinde olup tespitine karar verilemez. Değer tespitinin Kamulaştırma Kanunu’na uygun olarak açılacak kamulaştırmasız elatma nedeniyle bedel veya kamulaştırma bedelinin tespiti davasının ayrıca görevli mahkemece açılabilecek bir davayla tespit ve talep edilmesi mümkündür. O halde mahkemece dinlenilme koşulu (dava şartı) bulunmayan değer tespiti isteği hakkında usulden ret kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul edilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: 1- Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte yazılı nedenle davalı… lehine BOZULMASINA,
2- Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte belirtilen sebeple muhdesatın tespitine ilişkin kısmındaki hata ise yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1. fıkrasındaki ”….davacıya aidiyetinin…..” ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılmasına, bunun yerine ”………” ibaresinden sonra gelmek üzere ”davacı tarafından meydana getirildiğinin” ibarelerinin eklenmesine, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi ile Yerel Mahkeme hükmünün bu kısmının 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.