Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10078 E. 2017/13177 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10078
KARAR NO : 2017/13177
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Borçlu vekili, dosya hesabı yapılırken mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının yanlış uygulandığını, bildirdikleri bankalardan faiz oranı sorularak yeniden dosya hesabının yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya hesap tarihi itibari ile dosya borcunun 32.329,84 TL olduğuna karar verilmiş; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Mahkemece yapılacak iş; bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.Somut olayda; borçlu aleyhine 06.12.2012 tarihinde başlatılan ilamlı takipte asıl alacak, ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve işlemiş faizleri olmak üzere toplam 27.666,83 TL üzerinden icra emri düzenlendiği, 23.12.2013 tarihi itibariyle yapılan dosya hesabında takipte kesinleşen miktarla birlikte icra vekalet ücreti, takip sonrası işlemiş faiz ve masraflarla birlikte toplam borcun 32.381,17 TL olarak tespit edildiği, borçlunun anılan bu dosya hesabını şikayet ettiği anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 06.12.2013 takip tarihinden 23.12.2013 hesap tarihine kadar faiz hesabı yapılmış, hakkın doğum tarihinden itibaren işlemiş faizin ne kadar olduğu tespit edilmemiştir. O halde Mahkemece, takip konusu ilam hükmü ve yukarıda açıklanan faize ilişkin yasal düzenlemeler ile borçlunun dosya hesabına şikayetinin, ilama aykırı hesap yapıldığına ilişkin olup bu konudaki şikayetin süresiz olduğu da nazara alınarak bilirkişiden ilam hükmüne uygun ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde faiz ve dosya hesabı yaparak bildirmesi için ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ; Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.