YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11243
KARAR NO : 2017/13118
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Zilyetliğe Dayalı Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve müdahil … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
… A R A R
Davacı vekili, davaya konu 519 parselin, 50 yıldır vekil edenlerinin ve babalarının zilyetliğinde olduğunu, söz konusu parseli kendi adlarına kayıtlı zannederek kullandıklarını, taşınmazın, kim olduğu belli olmayan Ahmet oğlu Celal Gitmiş adına kayıtlı olduğunu, kayıt malikinin tapu kaydından kim olduğunun anlaşılamadığını açıklayarak, dava konusu 519 parselin tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddi ile taşınmazın … adına tescilini talep etmiştir.
Davaya müdahale talebinde bulunan … vekili, vekil edeninin adının tapu kayıtlarına yanlışlıkla…. olarak yazıldığını, kaydın düzeltilmesi için … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1790 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacı tarafın davasının reddine, tespitin yapılıp kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar adına tespit yapılan kişi ya da kişilerin mütegayip olup şahısların taşınmaz üzerindeki fiili tassarruf ve zilyetliği tespit edilemediğinden, 519 parselin malik durumunun iptaline … adına tesciline” karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar vekili ile müdahil vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nun 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan, “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Her ne kadar Mahkemece, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Zira; tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin değiştirilmesini amaçlayan iptal ve tescil davaları, tapu sicilinde malik görünen kişi ya da kişilere, ölmüş iseler mirasçılarına yöneltilir.
Müdahil … tarafından, kayıt maliki ….kendisi olduğu iddiası ile, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1790 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı beyan edildiğine göre, Mahkemece bu dosyanın sonucu bekletici mesele yapılarak, dava neticesinde, kayıt maliki …. ile müdahil …’in aynı kişiler olduğunun anlaşılması durumunda, davanın …’e yöneltilmesi için davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, davalı sıfatını alan …’in iddia ve savunmasının sorularak, bildirilmesi halinde delillerinin toplanması, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/1790 Esas sayılı dosyasında, kayıt maliki…. ile müdahil …’in aynı kişiler olmadığının tespitine karar verilmesi durumunda ise, davacıya, … hasım gösterilmek suretiyle, kayıt malikinin mirasçılık belgesinin alınması için süre ve imkan verilmesi, malikler hiç mirasçı bırakmadan ölmüş iseler, T.M….’nun 501.maddesi göz önünde bulundurularak …’nin hasım gösterilmesi, mirasçılık belgesi alınıp taraf teşkili tamamlandıktan sonra, yukarıda yazılı dava sebebi de değerlendirilerek, taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekili ile müdahil vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.