YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11622
KARAR NO : 2017/15650
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, talep edilen 18.000,00 TL birikmiş nafaka alacağının ödendiğini belirterek icranın geri bırakılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda borçlunun takip tarihi itibariyle 19.085,78 TL borcu olduğu, takip talebinde ise 18.000,00 TL’nin istendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Takip dayanağı … 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.04.2001 tarih 2001/48 Esas 2001/243 Karar sayılı ilamında ‘‘…Davacının karar tarihinden itibaren davalı eşe yoksulluk nafakası olarak her ay düzenli şekilde 600 ABD Doları karşılığı Türk Lirası ödeme yapmasına…’’ karar verilmiştir. Alacaklı vekili, 03.12.2014 tarihli takip talebinde; 15.01.2011 ila 15.09.2014 tarih aralığındaki 45 aylık 18.000,00 TL birikmiş nafaka alacağını takibe koymuştur. Hükme esas alınan 30.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda; TL cinsinden yapılan ödemelerin ödeme günü itibariyle USD karşılığı bulunarak toplamda 34.000,00 TL ödemenin 18.396,60 USD’ye karşılık geldiği belirlenmiş ve 45 aylık nafaka alacağı olan 27.000,00 USD’den çıkarılarak ( 27.000,00 USD- 18.296,60 USD= 8.603,40 USD) bulunan 8.603,40 USD karşılığı 19.085,78 TL borç kaldığı hesaplanmıştır. Mahkemece, yapılan ödemelerin yapıldıkları ay itibariyle ilamda belirtilen 600 USD’nin TL karşılığı olup olmadığı talep konusu aylar itibariyle denetlenip sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve ilam hükmüne uygun düşmeyen hesap ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.