Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11628 E. 2017/14080 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11628
KARAR NO : 2017/14080
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6251 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu ilama göre fazla faiz talep edildiğini, buna bağlı olarak icra vekalet ücreti ve giderlerinin yüksek hesaplandığını, ayrıca genel bütçeli kurumların harca tabi olmadığını, icra giderleri hesaplanırken harç istenmesinin kanuna aykırı olduğundan bahisle ilama aykırı olan icra emrinin iptaline veya düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece resen yapılan faiz hesabı sonucunda, dayanak ilamdaki asıl alacak ve fer’ileri ve bunların faiz başlangıç tarihleri açısından ilama aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş olup hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
İlamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olup icra mahkemesince yorum yoluyla hüküm kısmı değiştirilemez. (HGK’ nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 Esas, 1997/776 Karar). Yine HGK’nun 03.03.2010 tarih, 2010/12-124 Esas sayılı kararı ile de, yasal faiz ile reeskont faizinin aynı anlamı taşımadığı, reeskont faizinin, yasal faizden farklı, cari ve geçerli bir faiz türü olduğu belirtilmiştir. Reeskont faiz oranları avans faizinden de farklılık arzeder.
Somut olayda icra takibinin dayanağı … 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.09.2014 tarih 2009/247 Esas 2014/551 Karar sayılı ilamında , “Davanın kısmen kabulü ile 27.404,04 TL’nin 26.894,20 TL’lik kısmının kesinti tarihi olan 05/08/2003 tarihinden, 509,84 TL’lik kısmının kesinti tarihi olan 18/09/2013 tarihinden itibaren reeskont faiziyle (ticari faiziyle) davalıdan alınarak davacılara verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu, ilamda açıkça reeskont faiz oranlarının uygulanmasına karar verildiği halde, Mahkemece, asıl alacak miktarına ticari avans faizi uygulandığı görülmektedir. Mahkemece, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın reeskont faiz oranları esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken, ticari avans işlemlerinde uygulanan faiz oranları nazara alınarak faiz hesaplanması doğru değildir.
Öte yandan, borçlu vekilinin, İcra Mahkemesi’ne başvuru nedenleri arasında borçlu bankanın her türlü harçtan muaf olduğu, bu nedenle harcın dosya hesabında yer almasının hatalı olduğu yönünde de şikayeti bulunmaktadır. HMK’nun 297/2. maddesi uyarınca İcra Mahkemesi’nce bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.