YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12359
KARAR NO : 2017/15243
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden, davalı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 07.12.2012 tarihinde haczedilen makinenin müvekkili tarafından 18.04.2013 tarihinde borçlu şirketten satın alındığını öne sürerek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 07.12.2012 tarihinde haczedilen makinenin satışı için 1. açık arttırmanın 16.12.2013, 2. açık arttırmanın ise 31.12.2013 tarihinde haciz adresinde yapıldığı, davacı 3. kişi şirketin faaliyet adresinin de haciz adresi ile aynı olması karşısında haczin en geç 31.12.2013 tarihinde öğrenildiği, davanın açılış tarihinin ise 24.02.2014 olduğu gerekçesi ile yedi günlük yasal süreden sonra açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Davalı alacaklı vekilinin tazminata yönelik katılma yoluyla temyiz talebi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harçlandırılmadığı da anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesinde: “… (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur…” düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan hüküm ve Mahkemece davanın ön şart yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle davalı alacaklı yararına hükmedilebilecek vekâlet ücreti 500,00.-TL’sını geçmemelidir. Bu durumda; Mahkemece, davalı alacaklı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteğinin incelenmesine yer olmadığına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 5. bendindeki “1.800,00 TL nispi…” ibaresinin çıkartılarak yerine “…500,00.-TL maktu…” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.