YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12571
KARAR NO : 2016/9140
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi … ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, borçlu …’nin borcu nedeniyle, alacaklı … tarafından başlatılan takipte, müvekkiline ait taşınırların haczedildiğini, borçluyla kendileri arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, haczin müvekkiline ait işyerinde yapıldığını, mahcuzlara ilişkin faturaların bulunduğunu belirterek, istihkak iddialarının kabul edilerek taşınırlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, borçlu ile 3. kişinin haciz yapılan adresi birlikte kullandıklarını, bu durumda mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, 3. kişi şirketin sahibinin, aynı zamanda borçlu şirketin de ortağı olduğunu, alacaklının alacağını tahsil etmesine engel olmak amacıyla muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, her ne kadar davacı şirket dava konusu edilen menkullere ilişkin olarak dosya kapsamına faturalar sunmuş ve ilgili belgeler ve bilirkişi raporu ile menkullerin davacı şirkete ait olduğu tespit edilmiş ise de yerleşik Yargıtay uygulamaları dikkate alındığında şirketler arasında tespit edilen organik bağın alacaklıdan mal kaçırmak kastını ortaya koyduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı ”istihkak davası” niteliğindedir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre, davacı 3. kişi vekilinin tüm, davalı alacaklının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı alacaklı yararına İİK’nun 97/13. maddesi gereğince hükmedilen tazminata, kıymet takdir raporuyla, mahcuzların değeri olarak belirlenen ve aynı zamanda dava değeri olan 368.000 TL. üzerinden takdir edilmesi gerekirken, daha fazla olan alacak miktarının içinden, kapital haline gelmiş işlemiş faizler düşülmek suretiyle, asıl alacak olarak kabul edilen 146.000 TL. üzerinden takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı yararına hükmedilen tazminat miktarı yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan davacı 3. kişi vekilinin tüm, davalı alacaklının ise sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.