Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/12819 E. 2017/15651 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12819
KARAR NO : 2017/15651
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Borçlu vekili, takip dayanağı ilama göre talep edilen faiz miktarının hatalı olduğunu, … Bankası verilerine göre 256.965,07 Euro alacağı için 156.995,10 Euro faiz 367.313,83 Euro alacağı için ise 11.049,61 Euro faiz talep edilmesi gerekirken daha fazla faiz istendiğini belirterek ilama aykırı olarak talep edilen faiz miktarlarının hesaplanıp icra emrinin yeniden düzenlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 21.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda; 256.965,07 Euro alacağına takip tarihine kadar işlemiş faizin 107.223,78 Euro, 367.313,83 Euro alacağına işlemiş faizin 5.322,53 Euro hesap edildiği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince şikayetin kabulü ile icra emrinde 256.965,07 Euro asıl alacağın işlemiş faizinin 156.995,10 Euro, 367.313,83 Euro alacağın işlemiş faizinin 11.049,61 Euro olmak üzere toplam alacağın 792.323,61 Euro olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Takip dayanağı … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.07.2013 tarih 2011/10 Esas ve 2013/19 Karar sayılı ilamında ‘…1-Asıl davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 367.313,83 EURO nun davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine, 2-Birleşen … 13. ATM’nin 2004/497 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 256.965,07 EURO nun birleşen dava tarihi olan 15/12/2004 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre belirlenecek EURO faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…’’ şeklinde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar ilama aykırılık niteliğindeki faize itiraz talepleri usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamanın her aşamasında nazara alınabilir ise de; takip dayanağı ilam, 19. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2014 tarih 2014/2788 Esas 2014/17728 Karar sayılı kararı ile, İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararından önce 367.313,83 EURO ya işleyecek faiz istemiyle ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmediği için bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonucunda … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2016 tarih 2016/275 Esas 2016/457 Karar sayılı ilamı ile ‘‘…Asıl davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 367.313,83 Euro’nun, 31/5/1999 tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranın uygulanması suretiyle davalıdan tahsil edilerek davacılara ödenmesine 18 Asliye Ticaret Mahkemesine ait 12/7/2013 tarih 2011/10 esas 2013/19 karar nolu ilamda hüküm kısmındaki 2 nolu bendin (birleşen 13 ATM nin 2004/497 esas sayılı dosyası yönünden ilgili olarak kurulan hüküm) ayrıca bu dosya ile ilgili yargılama giderlerinin değerlendirildiği 1, 2, ve 4 nolu bentlerin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi nedeniyle bu hususlarda tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına…’’ şeklinde karar verilmiştir. Ancak bu ilam da 19. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 tarih 2016/18898 Esas 2017/4734 Karar sayılı ilamı ile 367.313,83 Euro alacağına ıslah ile arttırılmış kısmı için faiz talep edilmemiş olmasına rağmen faize hükmedildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda 367.313,83 Euro alacağının faiz miktarı şikayet konusu yapıldığından, şikayetin konusu ortadan kalkmıştır. Diğer alacak kalemi olan 256.965,07 TL nin faiz hesabı bakımından ise, borçlu vekili şikayet dilekçesinde … Bankası verilerini kullanarak hesap yapmakla kendini kısıtlamamış, dilekçesinin talep kısmında ilama aykırı faiz hesabının düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 367.313,83 Euro’nun faiz hesabı bakımından şikayetin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer alacak kalemi bakımından ise 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre faiz miktarının denetlenmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.