Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13471 E. 2017/13713 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13471
KARAR NO : 2017/13713
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 356 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki üst katı kahvehane olarak kullanılan 140 m2 yüzölçümündeki binanın vekil edenleri tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu binanın vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davaya konu binanın, kök muris babaları … tarafından yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; dava konusu 356 parselde bulunan binanın kök muris …’ın sağlığında ve onun da ekonomik katkısıyla inşa edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu maliklerinin ya da mirasçılarının davada taraf olmaları gerekmektedir.
Dosya kapsamından; dava konusu 356 parsel maliki …’ın mirasçılık belgesine göre, mirasçılardan … ‘ın davada davalı olarak gösterilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere dava açılırken taraf teşkili sağlanmamış olmakla davanın mahiyeti gereği, ortaklığın giderilmesi davasında muhdesat iddiasını açıkça kabul edenler dışında kalan tapu kayıt malikleri ya da mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu gözetilerek taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin dava dosyasının dosya arasına alınarak, mirasçı … ‘ın, davacıların muhdesat iddiasını açık kabulünün olup olmadığı hususunun denetlenmesi, … ‘ın açık kabulü yok ise taraf teşkili tamamlandıktan ve delilleri toplandıktan sonra, dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmamıştır.
SONUÇ: Davacıların temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.