Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13559 E. 2017/15057 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13559
KARAR NO : 2017/15057
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, takip dayanağı ilam daha önce … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/26352 E sayılı dosya ile takibe konulmuş olmasına rağmen aynı ilama dayalı olarak … 34. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1469 E sayılı dosyası ile mükerrer takip başlatıldığını, bu nedenle ikinci takibin iptali gerektiğini, ayrıca 2015/1469 E sayılı takipteki icra emrinin vekil yerine asile tebliğ edildiğinden tebliğin geçersiz olduğunu,takipte istenen faizin de fazla olduğunu, faiz başlangıç tarihleri ve faiz uygulanan asıl alacak miktarları bakımından açıklık bulunmadığını ileri sürerek … 34. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1469 E sayılı takibinin ve icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, vekil vasıtası ile takip edilen işlemlerde tebligatın mutlaka vekile yapılacağı, icra emrinin yalnız borçlunun kendisine tebliğ edilmesi ile ilamlı icra takibinin kesinleşmiş sayılmayacağı, somut olayda icra emri vekil yerine asile tebliğ edildiğinden şikayetin kabulüne, … 34. İcra Müdürlüğünün 2015/1469 Esas sayılı dosyasında borçlu adına çıkarılan icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 73, 81, 82, 83 Avukatlık Kanunu’nun 41., Tebligat Kanunu’nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal sürelerin işlemeye başlayacağı, yine bu tarihe göre takip kesinleştirilerek takibe devam işlemleri yapılacağından vekil yerine asile tebliğ yapılması doğru değil ise de; vekil tarafından diğer şikayet nedenlerinin ileri sürülmüş olması nedeniyle artık, icra emrinin vekile tebliği gerektiğine yönelik icra emrinin iptali talebinde, hukuki yararı kalmamıştır. Borçlu vekili şikayet dilekçesinde, aynı ilama dayalı olarak mükerrer olarak takip başlatıldığı, takipte fazla faiz talep edildiği, faiz başlangıç tarihleri ve faiz uygulanan asıl alacak miktarları bakımından açıklık bulunmadığı yönünde esasa ilişkin şikayetler de ileri sürmüş olduğundan bu halde, Mahkemece, borçlu aleyhine başlatıldığı ileri sürülen önceki takip dosyası da getirtilerek esasa ilişkin şikayetlerin değerlendirilmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan şikayet sebepleri değerlendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİKnun 366. ve 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİKnun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.