YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13594
KARAR NO : 2015/17453
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/02/2015
NUMARASI :
DAVACI : H.. K..
DAVALI : H.. P..
DAVA TÜRÜ : Alacak
H.. K.. ile H.. P.. aralarındaki Alacak davasının kısmen kabulüne dair Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 03.02.2015 gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu … parsel sayılı taşınmazın 1000 m2’lik kısmına ilişkin haricen düzenlenen 14.03.1970 tarihli “Gayrimenkul Satış Senedi” başlıklı belgeye dayanarak tapu kaydının iptali ile bu kısmın vekil edeni adına tescilini, olmadığı takdirde harici satış tarihinde ödenen bedelin dava tarihindeki rayiç değerinin davalıdan alınarak vekil edenine ödenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının tapu iptal-tescil talebinin reddine ilişkin kararın Yargıtay’ca onanması nedeni ile bu hususta karar verilmemiş, alacak isteği yönünden davanın kabulüyle, 6.395,24 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemiz uyarlama satış bedeli konusunda bozma kararında uyarlama ölçüsü olarak; TEFE–TÜFE endekslerindeki artışlar, işçi ve memur aylıklarındaki artışlar da gözönüne alınarak hesaplama yapılması istenildiği halde, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında bu unsurlara yer verilmeden hesaplama yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma kararına uyma kararı verildiğine göre, bozma kararında işaret edilen hususlara uygun inceleme ve işlem yapılması gerekir. Bu nedenle mahkemece önceki bilirkişilerden ek rapor alınarak eksikliğin giderilmesi, ek raporla sonuca gidilememesi halinde ise; yine bozma ilamında bahsedilen nitelikteki kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle önceki rapordaki uyarlama parametreleri dışında TEFE–TÜFE endekslerindeki artışlar ile işçi ve memur aylıklarındaki artış oranları da kullanılmak suretiyle hesap bilirkişi raporu alınması, hükmü sadece davacının temyiz ettiği ve bu nedenle davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan terditli davalarda terditli taleplerden reddedilen talep için ayrıca harç alınmayacağı, vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmeyeceği göz önüne alınmadan, terditli taleplerden reddedilen tapu iptali ve tescil talebi yönünden harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesabı yapılması da doğru olmamıştır.
.//..
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 469,63 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.