YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13886
KARAR NO : 2017/16115
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı ilamda hükmedilen alacak kalemlerindeki hesap hataları nedeniyle tashih yoluna gittiklerini 03.11.2014 tarihli duruşma ile de hesap hatalarının düzeltildiğini, takibe konulan miktarların hükümsüz hale geldiğini beyan ederek icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takip dayanağı ilamla ilgili olarak 09.06.2014 tarihli tashih şerhi ile sadece, borçlu lehine hükmedilen vekalet ücretinin tashih edildiği, bunun dışında herhangi bir alacak kaleminin tashih edilmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 30. maddesinde “Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 304. maddesinde; “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. ” düzenlemesi mevcuttur.
6100 sayılı HMK’nun 305. maddesinde; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Yukarıda yazılı yasal düzenlemeden, hükmün tashihinin ilamın icrasının tamamlanmasına kadar geçecek süre içinde istenebileceği ve verilen tashih kararının hükmün bir parçası olduğu ve icrasında dikkate alınacağı anlaşılmaktadır. Tashih kararı ilamın eki hükmündedir. Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere tashih kararının geçerliliği dar yetkili icra mahkemesince tartışılamaz. Takip dayanağı … . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.05.2014 tarihli 2012/225 Esas 2014/630 Karar sayılı ilamı ile ‘‘1-Maddi tazminat davasının kabulü ile davacılar … için 150,00 şer TL; davacı … için 100,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL tedavi ve yol masrafına ilişkin tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Komutanlığından alınarak davacılara ödenmesine…her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL toplam 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Komutanlığından tahsili ile davacılara ödenmesine… yargılama gideri 548,80 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine…3.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine…3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine…’’ karar verilmiştir. 09.06.2014 tarihli tashih şerhi ile davalı borçlu lehine hükmedilen 3.000,00 TL vekalet ücreti 1.500,00 TL olarak düzeltilmiştir.
15.08.2014 tarihli takip talebi ile, 1.000,00 TL maddi tazminat, 7.000,00 TL manevi tazminat, 548,80 TL yargılama gideri, 3.000,00 TL vekalet ücreti ve faizleri olmak üzere toplam 13.207,08 TL takibe konulmuştur. Ancak borçlu vekilinin şikayetine konu yaptığı 13.11.2014 tarihli duruşma sonucunda; ‘‘Mahkememizin gerekçeli kararındaki maddi hataların tashihi talebinin kabulü ile mahkememizin kararının aşağıdaki şekilde tashihine; 1-Maddi tazminat davasının kabulü ile davacılar … için 150,00 şer TL; davacı … için 100,00 TL olmak üzere toplam 850,00 TL tedavi ve yol masrafına ilişkin tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Komutanlığından alınarak davacılara ödenmesine…her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … Komutanlığından tahsili ile davacılara ödenmesine… yargılama gideri 370,47 TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine…2.350,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine…1.650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine…’’şeklinde hüküm tesis edildiğinden tashih hükmü doğrultusunda şikayetin incelenip sonuçlandırılması gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.