YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14021
KARAR NO : 2017/15641
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 178 ada 23 parsel sayılı taşınmazın 6/9 hissesinin adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın tamamının önceden muris babası….ın 80-90 yıl zilyetliğinde iken daha sonra vefatı ve miras paylaşımı ile kendisine intikal ettiğini, bu taşınmazda 3/9 hissedar olan….’ın tapu kayıtlarında yanlış yazılan kişi olduğunu, gerçekte hiç var olmadığını belirterek TMK’nun 713/2. fıkrasında açıklanan tapu kütüğünde maliki kim olduğu anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı olarak 178 ada 23 parsel sayılı taşınmazda 3/9 hissedar olan ….’ın tapu kaydındaki hissesinin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydının 3/9 hissesinde malik olarak belirtilen …..’ın kim olduğunun belli olmadığı, taşınmazın tamamının 20 yılı aşkın süre önce babasının daha sonra da davacının zilyetliğinde olduğu, TMK’nun 713/2 maddesi gereğince aranan şartların davacı lehine gerçekleştiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Kanunun açık hükmü dikkate alındığında tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden (kütüğünden) çıkarılmasının imkansız olmasıdır. … 10.04.1991 tarih 1991/8-51 Esas, 194 Karar ve 15.04.2011 tarih 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir. Ayrıca “tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir.
Somut olaya gelince; dava konusu 178 ada 23 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydı ve tapulama tutanağının incelenmesinde, 3/9 hissesinin ….adına 02.10.1992 tarihinde tespit edildiği ve itiraz edilmeksizin 12.01.1993 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaza ilişkin tapulama tutanağının edinme sütununda ise,… eski bir tarihte ölüp geriye çocukları …. eski bir tarihte öldüğü,….ölüdür şerhi ile 3 payı …. adına kayıtlı tespit edildiği açıklanmıştır.
Hal böyle olunca; tapu kaydı ve tapulama tutanağındaki açıklamalara göre kayıt malikinin kim olduğuna yarar bilgilerin tapu kütüğünde mevcut olduğu ve baba ve kardeş adının bilindiği, ….n’ın bilinen kişi olup, maddede yazılı koşulların gerçekleştiğini kabule olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğundan hareketle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.