Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15196 E. 2016/6103 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15196
KARAR NO : 2016/6103
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili, icra emrinde talep olunan kıdem tazminatı işlemiş faiz oran ve miktarı ile takip sonrası işleyecek faiz oranına itiraz etmiştir.
Mahkemece dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda Merkez Bankası’nca bildirilen oranlara göre hesaplama yapılmış, şikayetin kısmen kabulü ile takibin 17,50 TL’lik işlemiş faiz alacağına ilişkin kısmının iptaline, takip sonrası yasal faiz işletilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Mahkemece yapılacak iş, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır. Merkez Bankası tarafından bildirilen faiz oranları fiilen uygulanan değil, uygulanması muhtemel olan en yüksek mevduat faiz oranlarını göstermekte olduğundan buna göre hesap yapılması doğru değildir.
Mahkemece yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, taraflarca bildirilen bankalar tarafından fiilen uygulanan faiz oranları dikkate alınarak yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, Merkez Bankası’ndan alınan oranlara göre yapılan hesaplama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.