Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/18268 E. 2017/16576 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18268
KARAR NO : 2017/16576
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vs.
DAVALILAR : … vs.
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar, 144 ada 2 parselin kök muris… adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi dosyasının derdest olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 120 m2 alanlı kerpiç evin yapımı ve 200 civarındaki meyve ve ağaçların dikimi, bakımı ve korumasının davacı … ve davacılar murisi Rafet tarafından yapıldığını belirterek ev ve ağaçların davacılara aidiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmaza ilişkin açılan davanın karara çıkıp onandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, “…Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/101 Esas ve 2013/117 sayılı kararının kesin hüküm teşkil ettiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar Selvinaz Kına ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu, 144 ada 2 parsel sayılı taşınmaz tapuda davacılar ve davalılar adına kayıtlı olup, davacılar tarafından …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/101 Esas, 2013/117 Karar sayılı dosyasında davacılar tarafından 144 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan …’ya ait 850 m2’lik alanın ve …’ya ait 487 m2’lik alanın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile … mirasçıları adına tescilini, … tarafından yaptırılan yerin ise tapu kaydının iptali ile … adına tesciline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Anılan mahkemenin 28.11.2013 gün ve 2012/101 Esas, 2013/117 sayılı kararıyla dava konusu taşınmazda davacı ve davalıların ortak hayat sürdürüp gelir ve giderlerinin ortak olduğu, muris İsmail’in hayvancılıkla uğraştığı, diğer çocuklarının eve katkılarının olduğu, zilyetliğin her beraber sürdürüldüğü gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş ve hükmün süresinde temyiz edilmesi üzerine mahkeme kararının onanarak 04.6.2014 tarihinde kesinleştiği saptanmıştır.
Davacılar aynı ada ve parselle ilgili olarak 11.11.2014 tarihinde bu dava ile muhdesat aidiyetinin tespiti isteğinde bulunmuşlardır. Bir kararın kesin hüküm teşkil edebilmesi için, HMK.nun 303.maddesi gereğince tarafları, hukuki sebebi ve konusunun aynı olması gerekir. Kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen …Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasına konu olan yer ve taraflar aynı ise de, hukuki sebep aynı değildir. Çünkü kesin hüküm, kabul edilen dosya tapu iptali ve tescil istemine ilişkin iken, eldeki dava muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir O halde, sözü edilen Asliye Hukuk Mahkemesinin hükmü eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmez. Ne var ki; sözü edilen kadastro mahkemesinin kararıyla 144 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki evin gerek muris İsmail ve gerekse de çocuklarının katkıları ile ortak olarak yaptırıldığı saptanmış ve bu gerekçeyle tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir. Taşınmazdaki evin kimin tarafından yaptırıldığı kesin bir biçimde saptandığına göre …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/101 Esas, 2013/117 Karar sayılı dosyası bu dosya bakımından “güçlü delil” teşkil etmektedir. Ancak; muhdesatın aidiyeti davasına konu edilen ağaçlar yönünden ise “kesin hüküm” ya da “güçlü delil”de bulunmamaktadır.
Şu halde, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak delillere göre karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar … ve …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenle yerindedir. Yukarıda açıklanan nedenle, Davacılar … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.