YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1916
KARAR NO : 2017/2568
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu alacağın kamulaştırmasız elatmadan doğduğunu, takip dosyasında projeli işlerde kullanılmak üzere kamu hizmetlerine tahsis edilmiş ödeneklerin bulunduğu … Şubesi’nde bulunan hesap üzerine 29.03.2013 tarihinde haciz konulduğunu, hesaptaki paranın İİK’nun 82/1. maddesi gereği Devlet malı olduğunu, yine bu alacak için 5999 sayılı Yasa’nın Geçici 6 ve 6111 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi ile haciz yasağı getirildiğini belirterek, yasaya aykırı haciz işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulüne, icra dosyasında uygulanan haciz işlemlerinin iptaline dair verilen karar, Dairemiz’in 21.06.2013 gün 2013/10943 Esas 2013/9766 Karar sayılı ilamı ile; haciz tarihi itibariyle 6111 sayılı Yasa’nın Geçici 2. maddesi iptal edildiğinden ve halen yürürlükte bulunan 5999 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesine göre, alacağın doğumuna sebep olan idare eyleminin 1983 yılından öncesine ait olduğuna ilişkin iddia ve bilgi de bulunmadığından, kamulaştırmasız elatmaya ilişkin eylemin 1983 yılından sonra olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda borçlu aleyhine haciz uygulanması anılan yasal çerçevede hukuka uygun olup, borçlunun İİK’nun 82/1. maddesine dayanarak banka hesabındaki paranın Devlet malı niteliğinde olduğuna ilişkin şikayetinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur. İcra Mahkemesi’nce bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmadan, yalnızca Dairemiz’in bozma ilamına uyulduğu gerekçe gösterilerek sonuca gidilmesi doğru olmadığından, hükmün yeniden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.