YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19394
KARAR NO : 2015/22152
KARAR TARİHİ : 10.12.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takibe dayanak ilamda alacak kalemlerinin brüt miktar üzerinden hüküm altına alındığını, yasal kesintiler dikkate alınmaksızın brüt üzerinden icra takibi yapılamayacağını, icra emrindeki faiz oranları ve faiz miktarına itiraz ettiklerini icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; dava dışı diğer borçlu …Belediye Başkanlığı’nın şikayeti üzerine Mahkemenin 2014/1117 Esas sayılı dosyasıyla hesap yapıldığı, bu nedenle yeniden hesap yapılamayacağı, her iki borçlunun müteselsil sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; kıdem tazminatı, fazla mesai ücret alacağı, ulusal bayram genel tatil alacağı ve hafta sonu tatil alacağı yönünden, tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Mahkemece, faiz oranlarının sorulacağı banka isimlerini bildirmeleri için taraflara imkan tanınmış olup, taraflarca banka isimleri bildirilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Hükme esas alınan … 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1117 Esas 2014/1213 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; şikayetin, yasal kesintiler yapılmadan brüt alacak miktarının talep edilemeyeceğine ilişkin olduğu takipteki faiz oranı ve faiz miktarının şikayet konusu olmadığı bu yönde bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, borçlu vekili yasal kesintiler dikkate alınmaksızın brüt üzerinden icra takibi yapılamayacağı şikayetinin yanında icra emrindeki faiz oranları ve faiz miktarına da itiraz etmiş olduğundan Mahkemece, bilirkişi raporu yukarıdaki ilkeler doğrultusunda denetlenerek faize itiraz hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 10.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.