Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/19473 E. 2017/12523 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19473
KARAR NO : 2017/12523
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı-davalı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen ev eşyaları, davalı adına kayıtlı banka hesaplarındaki paralar ve bir adet mesken yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsili, davalı tarafça davacıdan alınarak iade edilmeyen ziynet eşyalarının ise aynen iadesi, bu mümkün olmadığı takdirde tespit edilecek değerlerinin davalıdan tahsilini talep etmiş, yersiz açılan karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı … vekili, karşı davalının evlilik birliği içinde yaptığı birikimleri Fransa’da açtırdığı banka hesabında biriktirdiğini, davalı adına kayıtlı bir adet araç bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL katılma alacağı talep etmiştir. Asıl dava yönünden, davaya konu meskenin evlilik birliği kurulmadan evvel parası ödenerek satın alındığını, davacı kadına ait ziynetlerin iddia edildiği kadar olmadığını ve davacının uhdesinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava konusu taşınmaza ilişkin talebin, taşınmazın bedelinin davalı-davacı tarafından evlilik öncesi verilerek satın alındığı sabit olduğundan reddine, banka hesabındaki paralar yönünden davanın kısmen kabulü ile 26.978,00 TL katılma alacağının kararın kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte ödenmesine, altın alacağına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 24.928,75 TL nin ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; karşı dava yönünden dava konusu aracın boşanma dava tarihinden sonra iktisap edildiği tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde asıl dava ve karşı dava yönünden davalı-davacı vekili, asıl davada reddedilen kısım yönünden davacı-davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Asıl dava yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazları incelendiğinde;
a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-davacı … vekilinin tüm ve davacı-davalı Ayşe vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Asıl dava yönünden davacı-davalı vekilinin katılma alacağı faiz başlangıcına ilişkin temyiz itirazları incelendiğinde;
Davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. TMK.239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, karar tarihinden itibaren bu alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, davacı aleyhine olacak şekilde kararın kesinleşme tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın asıl davanın katılma alacağı yönünden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
2-Karşı dava yönünden davalı-davacı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
a.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup; taleplerden her biri hakkında verilen hükmün kararda gösterilmesi gerekir. (HMK.m. 297/2). Mahkemece yazılı gerekçe ile karşı davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Harcı yatırılarak usulüne uygun açılan karşı dava dilekçesinde karşı davalı adına kayıtlı araç dışında Fransada bulunan banka hesabına aktarılan paraya ilişkin de talepte bulunulmuştur.
Mahkemece, karşı davacının bu talebi yönünden iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken, karşı davacının bu talebi yönünden delillerin toplanmaması, Fransa adli makamınca gelen cevap evrakın tercümesinin yaptırılmaması, karşı davacının bu talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması HMK 297/2 maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-davacı … vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca karşı davaya ilişkin hükmün BOZULMASINA, (1-a.) bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının (5) nolu bendi ikinci satırdaki “kararın kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte” ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, ibarenin yerine ”karar tarihi olan 14.04.2015 tarihinden itibaren” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca asıl davaya ilişkin hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, her iki taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1-a) ve (2-a). bentlerinde gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.