Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/21304 E. 2018/17541 K. 18.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21304
KARAR NO : 2018/17541
KARAR TARİHİ : 18.10.2018

MAHKEMESİ :…… Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı üçüncü kişi …… vekili, vekil edeni ……nın rehin hakkının bulunduğu borçlu şirkete ait hesaplar üzerine konulan 13/11/2012 tarihli haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 3. kişi ……nın, …… Müdürlüğünce ilk gönderilen haciz müzekkeresine karşı rehin hakkını ileri sürmesinin istihkak iddiası niteliğinde olduğu, haczedilen şey (hesaptaki para) 3. kişi …… nezdinde bulunduğundan, istihkak iddiasıyla ilgili olarak İİK 99. maddesindeki prosedürün uygulanması yani, alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmesi gerektiği, iş bu prosedür uygulanmadan, üzerinde istihkak iddia edilen hacizli paranın ……dan istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle sonradan alacaklı tarafın isteği üzerine …… Müdürlüğünce 13/11/2012 tarihinde …… edilen davaya konu haczin yasal mevzuata uygun olmadığı ve iptali gerektiği gerekçesi ile davaya konu fiili haczin kaldırılması yönündeki şikayetin kabulü ile 13/11/2012 tarihli haczin kaldırılmasına, bu karar doğrultusunda geçerli bir haciz olmadığından davacının istihkak davası ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m.)
Borçlunun üçüncü kişi ……daki mevduat alacağı, 2004 sayılı …… İflas Kanunu’nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. ……daki mevduat, menkul haczi gibi …… müdürlüğünce ……ya yazılacak yazı ile haczedilebilir.
Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası nitdeliğinde olup, …… müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK’nin 96-97 maddelerinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir.
Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davalı 3. kişi ……ya haciz müzekkeresi gönderildiği,, …… tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait 18.500-TL üzerine kendilerinin rehin haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiğinin bildirildiği, alacaklının talebi üzerine …… Müdürlüğünce 12.01.2012 günü yeniden ……ya müzekkere yazılarak 18.500- TL’nin üzerine haciz konularak hesaplardaki paranın …… dosyasına gönderilmesinin istendiği, ……ca 17.01.2012 günlü yazıyla; borçlu şirketin ……larından kullandığı çek ve teminat mektubuna ilişkin ayrıntılı bilgi verilerek, ……nın rehin hakkı olduğu hususunun bir kez daha vurgulandığı; bu kez, alacaklı tarafın talebi ve katılımıyla 13.11.2012 günü davacı …… şubesine gidilerek, borçlu şirketin hesaplarında bulunan toplam 12.740-TL’ye fiili haciz uygulandığı ve haczedilen paraların mevcut hesapta bırakıldığı, …… görevlisince haciz sırasında rehin hakkının yeniden vurgulandığı, daha sonra alacaklı vekilinin talebiyle istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere dosyanın ilgili …… Hukuk Mahkemesine gönderildiği, … 1. …… Hukuk Mahkemesinin 15.11.2012 tarihli kararıyla takibin devamına karar verilmesi üzerine 3. kişi ……nın iş bu davayı açtığı görülmektedir.
…… Müdürlüğünce, ……ya gönderilen haciz müzekkeresi üzerine ……ca hesap üzerinde rehin hakkının ileri sürülmesi, istihkak iddiası mahiyetinde olup, 3. kişinin istihkak iddiası üzerine …… Müdürlüğü tarafından İİK’nin 97/1. maddesindeki prosedür işletilerek dosyanın takibin devamı veya taliki konusunda bir karar verilmek üzere …… Mahkemesine gönderilmesi gerekir. Prosedür işletilmeden 3. kişi tarafından doğrudan dava açılmasını engelleyen bir yasa hükmü de bulunmamaktadır. Somut olayda prosedür işletilmeden davacı …… tarafından açılan istihkak davasının süresinde olduğunun kabulü gerekir.
O halde Mahkemece, uyuşmazlığın üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkin olduğu gözetilerek, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ve diğer tüm deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın şikayet olarak nitelendirilip yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK’nin 366. ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.