Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/22631 E. 2017/13685 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22631
KARAR NO : 2017/13685
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlular, aleyhine başlatılan takip nedeniyle, haline münasip evinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklılar vekili şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Borçlular, meskeniyet iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunarak haczin kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesi’ne başvurmuştur. Mahkemece, haczedilen taşınmazın değerinin 250.000,00 TL olduğu, haline münasip bir dairenin 150.000,00 TL bedelle satın alabileceği gerekçesiyle 150.000,00 TL’nin satış bedelinden tenzili ile borçluya bırakılmak suretiyle satışının yapılabileceğine karar verilmiş olup, hüküm alacaklılar ve borçlular vekilince temyiz edilmiştir.
1-Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre borçluların temyiz itirazlarının reddine ,
2-Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet itin zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Takip hukukunda asıl olanın alacağın tahsilinin sağlanması olup borçlunun yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesi beklenemez.
Somut olayda; meskeniyet iddiasına konu … ili … ilçesinde bulunan taşınmaz 3 oda 1 salon, antre, banyo,iki balkon ve tuvaletten oluştuğu, amerikan panel kapılı, laminant parkeli, seramik döşemeli ,pencereleri…..i bir mesken olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu meskene 250.000 TL değer belirlenmiş, daha mütevazi bir semtte 110-120 m2 kullanım alanlı 3 oda bir salondan oluşan haline münasip dairenin 150.000,00 TL değerinde olduğu belirlenmiştir. Buna göre borçlunun asgari ihtiyacını sağlayacak bir dairenin değerinin bu miktardan düşük olacağının kabulü gerekir. Mahkemece, daha mütevazi semtte bir dairenin fiyatları değerlendirmeye esas alınarak şikayetin bu doğrultuda sonuca bağlanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.